| Eğer herşeyi planlıyor ve sahneliyorsan, ilk önceliğin saldırgana ait ortalarda delil bırakmak olmaz mı? | Open Subtitles | إن كنت ستخطط وتعد الأمر كله ألن تكون أولوياتك هي ترك دليل على مهاجم في مسرح الجريمة ؟ |
| Yine onun tarafını tutuyorsun. Çünkü ilk önceliğin o. | Open Subtitles | انت تقف في صفها مجددًا لأنها ذات أولوياتك |
| - Çünkü ilk önceliğin hep oydu! | Open Subtitles | - لأنها دائمًا ماتكون من أولوياتك |
| Clark, hayalet bölgeden kaçanları avlamak ilk önceliğin ama, ama şimdiye kadar, Güney Amerika'da bir şey bulamadıysan burada, Kansas'ta hala uğraşmamız gereken bir durumumuz var. | Open Subtitles | كلارك،أعرف ان أولويتك القصوى، مطاردة الفارين من المنطقة الشبحية لكن إذا لم تجد أيّ شئ في أمريكا الجنوبية، فنحن لدينا حالة هنا في كنساس نحتاج للتعامل معها |
| Bebek doğduğu zaman ilk önceliğin o olacak. | Open Subtitles | عندما يولد الطفل فهو أولويتك ، أتذكر؟ |
| İlk önceliğin Trudy'nin mutluluğu olmalı. | Open Subtitles | سعادة (ترودي) يجب ان تكون اولويتك الآولى |
| Herkesi sakinleştir. İlk önceliğin bu. | Open Subtitles | ابق الجميع هادئا هذه اولويتك |
| Bu yüzden ilk önceliğin olmalı. | Open Subtitles | تحتاجُ أن توليها أولويتك الآن |