| Aradığımız cevaba ulaşmak için Nexi'nin hareketlerini çok dikkatlice inceleyen bir biliminsanı var. | TED | هنالك في الحقيقة عالم يتحكم في اشارات نكسي بعناية لنكون قادرين على دراسة هذه المسألة |
| Ya da belki de tartışmalı bir politikayı inceleyen bir araştırma ya da makale okudunuz, ölüm cezası gibi. | TED | أو ربما، قرأتم مقالاً أو دراسة قامت بتحليل موضوع مثير للجدل، مثل عقوبة الإعدام. |
| Buster, üniversitedeyken tıbbi esrar ve mide üzerindeki etkilerini inceleyen bir araştırmaya katıldığını hatırlamıştı. | Open Subtitles | لقد تذكر أنه أجرى دراسة ذات مرة يتعلق بالمارجاوانا الطبية ولها تأثير على الغثيان |
| Oslo'da nadir görülen gen hastalıklarını inceleyen bir laboratuvarı var. | Open Subtitles | يدير معمل في أوسلو والذي يتخصص في دراسة الأمراض الجينية النادرة |
| Parkta oynayan çocukları inceleyen bir araştırmada, araştırmacılar ironik bir şekilde itfaiye direğiyle oynamak isteyen küçük kızların anne ve babaları tarafından uyarıldığını ve kız çocukları bu direkle oynamakta ısrar ettiklerinde, ebeveynlerden birinin mutlaka yardım ettiğini söylüyor. | TED | اُجريت دراسة تتضمن عمود تسلق في ساحة لعب، بشكل ساخر. رأى فيها الباحثون أن الفتيات الصغيرات أكثر عرضة للتحذير بواسطة آبائهن وأمهاتهن من خطورة تسلقه، وإذا أصرّت الفتيات على اللعب بعمود التسلق، من المرجح جدًا أن يساعدها أحد الوالدين. |
| Patolojinin, insan ruhu haricinde bedenle ilgili her şeyi inceleyen bir bilim dalı olduğu söylenir. | Open Subtitles | الآنربمايُقال... أن علم التشريح المرضي هو دراسة كل الأشياء البشرية فيما عدا الروح بالطبع |
| BMJ'nin Ocak 2012 sayısında, insanların bu yasaya uyup uymadıklarını inceleyen bir makale mevcut. Buna göre, yapılan araştırmaların sadece beşte biri bu yasaya uygun davranmış durumda. | TED | و في BMJ " المجلة الطبية البريطانية" ، في العدد الصادر في يناير 2012 يمكنكم مشاهدة دراسة تقوم على متابعة ما اذا كان الأشخاص قد التزموا بذلك القانون، بدى أن واحد فقط من أصل خمسة قد التزم بذلك |
| Buna ek olarak Eğer örneğin, salgınları ya da pazara sunulan bir ürünün yayılmasını inceleyen bir çözümleyici [analist] iseniz, yapacağınız örnek kümenizden rastgele bir kişi seçip arkadaşlarını belirleyip, hem o kişiyi hem de arkadaşlarını gözlemlemektir. | TED | الآن، بالإضافة إلى ذلك إذا كنت محلل تحاول دراسة وباء أو توقع تبني سلعة ، على سبيل المثال ما يمكنك فعله هو إختيار عينة عشوائية من السكان و جعلهم يرشحون أصدقائهم و أتبع الأصدقاء و أتبع كلا العشوائيين و الأصدقاء |
| Daha yeni, Gummo Marx'ı inceleyen bir araştırma yaptı. | Open Subtitles | ليبي) قامت بإعداد دراسة سينمائية) (عن (جومو ماركس *رجل أعمال مسرحي* |
| 1900 yılından 2006 yılına kadar ortaya çıkan 323 büyük siyasi ihtilafı inceleyen bir çalışmada, Maria Stephan ve Erica Chenoweth, şiddet içermeyen hareketlerin, şiddet içerenlere göre başarı oranının %100 fazla olduğunu buldu. | TED | في دراسة ل323 من الصراعات السياسية الكبرى منذ سنة 1900 إلى 2006، وجدت (ماريا ستيفان) و(إريكا شنويث) أن الحملات السلمية كانت تفضي إلى النجاح بنسبة 100% بالمقارنة مع الصراعات العنيفة. |
| (Gülüşmeler) Eğer bu şeyi yapacaksam, ben bu tür kayalar gibi hareket eden mikropları inceleyen bir biyolog olacağım o zaman muhtemelen jeoloji çalışmaya başlamalıyım. | TED | (ضحك) لذا، إنني أود القيام بالآتي: سأكون عالمة الأحياء التي تَدرس الميكروبات كذلك النوع من الميكروبات "الرسوبية"، ومن ثمّ، ينبغي أن أبدأ دراسة الجيولوجيا. |