| Gittiği her yerde insanları öldürüp evleri soyuyor. | Open Subtitles | و يقوم بسرقة المنازل و قتل الناس في كل مدينة |
| Bu iş şakaya gelmez. İnsanları öldürüp kendinize kahraman diyemezsiniz. | Open Subtitles | هذه ليست لعبة لا يمكنك قتل الناس ثم تسموا انفسكم ابطالا |
| İnsanları öldürüp terör estirmeyi tercih eden tiplerdi ama onları bu yüzden öldürmedik. | Open Subtitles | اختاروا قتل الناس وإرهابهم، لكننا لم نقتلهم لذلك. |
| - Uyurken insanları öldürüp Medicaid çeklerini yıllarca bozduruyorlar! | Open Subtitles | إنهم يقتلون الناس في سباتهم ويأخذون شيوك "مساعدة الفقراء" الخاصة بهم لسنوات |
| Yani insanları öldürüp sonra da onları geri getirmek için fidye isteyen... | Open Subtitles | لذا لدينا صاحب مشكلة يقتل الناس ويطلب مال فدية لإعادتهم |
| Şehirde birisi insanları öldürüp, cesetlerini paramparça ediyor. | Open Subtitles | أحدهم يقتل الرجال في المدينة ويسحقهم حتى الموت |
| İnsanları öldürüp bundan etkilenmiyormuş gibi davranmak. | Open Subtitles | قتل الناس و التظاهر مثل ذلك لا يؤثر عليك. |
| Bu insanları öldürüp umursamayan birinin beyniydi. | Open Subtitles | هذا دماغ شخص استطاع قتل الناس ولم يبالي |
| Bak, insanları öldürüp yemen gerekiyor, bunu anlıyorum. | Open Subtitles | اسمعي، عليك قتل الناس وأكلهم، أفهم ذلك |
| İnsanları öldürüp onları nehre atmayı. | Open Subtitles | أعني, قتل الناس و إلقاءهم في النّهر . |
| İnsanları öldürüp, kanlarını içmeyi hayal ediyorsun. | Open Subtitles | حلم قتل الناس وشرب دمائهم |
| Uçaktaki ilk cinayet mi bilmiyorum ama görünüşe göre Tiffany Chase havayolundaki işini, seyahatlerini gizlemek ve insanları öldürüp şehirden kaçmak için kullanıyormuş. | Open Subtitles | لا أعرف إن كانت هذه هي المرة الأولى لها للقتل على متن رحلة جوية، و لكن يبدو (أن (تيفاني تشايس ،تستغل عملها في الطيران لتغطي سفرها و قتل الناس |
| Ardı ardına insanları öldürüp duruyorlar. | Open Subtitles | إنهم يقتلون الناس بالجماعات. ماذا تعني بـ"السماح لهم"؟ |
| Birisi insanları öldürüp kanıtları gömüyor. | Open Subtitles | شخص ما يقتل الناس ، ويدفن الدليل |
| Tepegöz kaçtı. İnsanları öldürüp yiyor. | Open Subtitles | -المارد) إنه طليق، يقتل الناس ويلتهمهم) |
| Pell insanları öldürüp duruyor. | Open Subtitles | (بيل) كان يقتل الناس |
| Şu insanları öldürüp yolun kenarında bırakan adamı. | Open Subtitles | ذلك الشخص الذي يقتل الرجال ويتركهم على قارعة الطريق |