| Geçen kış icat edilmiş dilimlenmiş ekmekten sonraki en iyi şey olduğunu düşünüyordu. | Open Subtitles | يعتقد أنها أفضل شيء حدث بعد خبز الشرائح خبز الشرائح اخترعوه في الشتاء الماضي |
| Her neyse, hepinizi bu gece buraya getirmemin sebebi o hapishanenin başıma gelen en iyi şey olduğunu söylemekti. | Open Subtitles | على أية حال، سبب دعوتي لكم جميعـًا إلى هنا اللّيلة لأخبركم بأنّ السجن كان أفضل شيء حدث لي على الإطلاق |
| Hafızanın silinmesinin başına gelen en iyi şey olduğunu söyleyebilirim. | Open Subtitles | كُنت لأقول أن محو ذاكرتك كان أفضل شيء حدث لكِ قط |
| O çocuğu ölü olma en iyi şey olduğunu Hiç Kyle oldu. | Open Subtitles | موت ذلك السافل هو أفضل شيء حدث ل(كايل) |