| Müslümanların lavaboya gitmesi için iyi bir zaman olabilir. | Open Subtitles | هذا وقت جيد للمسلمون للذهاب للحمام |
| Belki bu Eli'yi düşünmen için iyi bir zaman olabilir. | Open Subtitles | ربما يكون هذا وقت جيد لتتذكري إيلي |
| Şu an Pittsburgh'da eski şirketindeki artistik direktörünle yapmış olduğum telefon görüşmesini sana söylemek için iyi bir zaman olabilir. | Open Subtitles | هذا قد يكون الوقت المناسب لإخبارك عن بعض المكالمات التي أجريتها مع المدير الفني لمؤسستك السابقة |
| İzi takip etmek için iyi bir zaman olabilir. | Open Subtitles | قد يكون الوقت المناسب لبدء ذلك التعقب |
| Dışarı çıktığı zaman onunla konuşmak için iyi bir zaman olabilir. | Open Subtitles | وعندما تخرج.. قد يكون الوقت مناسب للتحدث إليها.. |
| Şimdi bunun için iyi bir zaman olabilir. | Open Subtitles | الأن قد يكون الوقت مناسب. |