| - küçük bir yer. Çok uzak değil. Belki bir şey biliyorlardır. | Open Subtitles | مكان صغير وليس بعيدًا، لعلّهم يعلمون شيئًا. |
| Bu işler için kullandığım küçük bir yer var. Dert etme. Bu gece ararsın. | Open Subtitles | لدي مكان صغير استخدمه لاجل هذه اه الاشياء اتصل بى الليلة |
| ona şu koca evde küçük bir yer veremezmiyiz? | Open Subtitles | الا يمكن ان نعطيه مكان صغير في هذا البيتِ الكبيرِ؟ |
| O, sizin için çok küçük bir yer... onun, kendine güveni yok. | Open Subtitles | المكان صغير جداً لك بحيث أنه ليس لديه ثقة بنفسه ويعتمد كلياً على ربه كان على حق |
| Chinatown'da küçük bir yer biliyorum.. | Open Subtitles | أعرف مكاناً صغيراً في الحي الصيني |
| Bak öyle görünmese de, burası da aslında küçük bir yer, bazen... | Open Subtitles | اعلم بأن ذلك صعب عليك، لكننا ...في مدينة صغيرة. وفي بعض الأوقات |
| Burada küçük bir yer alırız, uzaktaki oyunlara karavanla beraber gidip izleriz. | Open Subtitles | سأبيع منزلي في موديستو بامكاننا شراء منزل صغير لنا هنا نلعب ألعاب الطريق و نرى الغرب سويا |
| Burası küçük bir yer. Haberler hızlı yayılıyor. | Open Subtitles | هذا مجتمع صغير الكلام ينتشر |
| Belki de gazino alanının hemen dışında küçük bir yer açarız. | Open Subtitles | و ربما أفتح غرفة صغيرة . مباشرة فوق سطح نادي القمار |
| Bu yakınlarda küçük bir yer var. | Open Subtitles | ذلك المكان الصغير القريب إنه ليس كبير , لكن... |
| Ona şu koca evde küçük bir yer veremez miyiz? | Open Subtitles | الا نستطيع أن نوفر له مكان صغير في هذا المنزل الكبير؟ |
| ... bisikletebinmeyiöğrenebilecekleri şehir dışında küçük bir yer gibi. | Open Subtitles | مثل مكان صغير خارج المدينة حيث أطفالنا يمكن أن ركوب دراجاتهم والاشياء. |
| Hayır. Oradan çok uzakta. Shooter Körfezi denen küçük bir yer. | Open Subtitles | من مكان بعيد جداً عن هذا مكان صغير يدعى "شوترز باى"َ |
| Bir depoda küçük bir yer kiralayıp bir iş kurduk. | Open Subtitles | لقد استأجرنا مكان صغير في المخزن واسسنا عملاً |
| Çok iyi yaban mersinli kek yapan küçük bir yer biliyorum. | Open Subtitles | أعرف مكان صغير ولطيف لديهم أفضل عنبية الكعك. من أي وقت مضى. |
| Burası küçük bir yer. | Open Subtitles | حسناً، لديّ طفل. إنّه مكان صغير نوعاً ما. |
| Burası o kadar küçük bir yer ki birbirimizin nefes seslerini duyabiliyoruz. | Open Subtitles | هذا المكان صغير جداَ، نستطيع سماع انفاس بعضنا |
| Christopher, burası küçük bir yer. | Open Subtitles | كرستوفر، المكان صغير. |
| Billy Bear's diye küçük bir yer biliyorum. | Open Subtitles | (أعرف مكاناً صغيراً يطلق عليه (بيلي بيرز |
| Bilemiyorum, burası hâlâ küçük bir yer. | Open Subtitles | لا أعلم لا تزال هذه مدينة صغيرة |
| Passburg küçük bir yer. | Open Subtitles | بـاسـبـورجـ هي مدينة صغيرة. |
| Yuvamız diyemeyeceğimiz küçük bir yer. | Open Subtitles | تعلم ، منزل صغير لا نستطيع أن نسميه منزلنا. |
| Dediğim gibi, burası küçük bir yer. | Open Subtitles | كما قلت هذا مجتمع صغير |
| İş toplantıları için oldukça küçük bir yer. | Open Subtitles | إنها غرفة صغيرة قليلاً من أجل اجتماع عمل |
| Via di Monte de küçük bir yer biliyorum. | Open Subtitles | أعرف ذلك المكان الصغير في "فيا دي مونتي". |