| Belli ki, Kırmızı göz hastalığının ikinci aşamasında. | Open Subtitles | إنها على الأرجح المرحلة الثانية من العين الحمراء |
| Kırmızı göz konusunda yardımcı olabilirim. Şimdi göster bana! | Open Subtitles | يمكنني المساعدة بخصوص العين الحمراء الآن أريني مكانه |
| Kontrol altında, efendim. Onları kilitledik. Ama bu kez Kırmızı göz hastalığı kalıcı gibi gözüküyor, hafiflemiyor. | Open Subtitles | لقد احتوينا الوضع سيدي، قمنا باحتجازهم لكن العين الحمراء تبدو دائمة هذه المرة، لا تختفي |
| Umarım iyi bir fotoğrafçın vardır çünkü standart Kırmızı göz filtresinin bu gözlerde işe yaracağını sanmıyorum. | Open Subtitles | آمل فقط أن يكون لديكما مصوّر بارع لأنّني لا أظنّ أنّ مُرشّح العين الحمراء المعتاد سيفلح مع هذه |
| Vücudunun iki katı bir kafa bacaklarının arasında bir kuyruk, pençeler, bir Kırmızı göz hem kız hem de erkek organları. | Open Subtitles | رأسه مرتين حجم جسده ذيل بين ساقيه مخالب ، وعين حمراء |
| O ve diğerleri Kırmızı göz'ü neredeyse Tanrı gibi görüyorlar. | Open Subtitles | هو والآخرون يعتبرون ذو العين الحمراء مثالاً يحتذى |
| Yeah, sana bir testi Kırmızı göz borçluyum. | Open Subtitles | نعم ، أنا مدينً لك بجرة "من شراب "العين الحمراء |
| Bu Kırmızı göz, beyin dürtülerini yalıtır. | Open Subtitles | هذه العين الحمراء تعزل... النبضات الإلكترونية للدماغ... |
| Kırmızı göz tüm gece uyku uyumadı. | Open Subtitles | الطائر ذو العين الحمراء لم تغمض له عين. |
| Sanırım "Kırmızı göz" demişti. | Open Subtitles | العين الحمراء" أعتقد أنه قال ذلك" |
| - Kırmızı göz, öyle mi? - Sanırım öyle, efendim. | Open Subtitles | العين الحمراء - أظن ذلك سيدي - |
| Kırmızı göz deniyor. | Open Subtitles | إنّها تُدعى (العين الحمراء) |