| Otoban devriyesi, Kızıldereli şoförün eşkaline uyan birini yakalamış. | Open Subtitles | لقد وجدت الدورية نظيراً له في شاحنة يسوقها هندي |
| İmkansız. Senin Kızıldereli olduğuna inanmıcaklar. | Open Subtitles | من المستحيل أن يصدقوا بأنك هندي |
| Seni Kızıldereli kumarhanesine, Princess Cruise turlarına... falan alırım bir kaç ay içinde. | Open Subtitles | سأحصل لك على وظيفة في نادي هندي,الامير كروز... ...شيء مثل هذا في شهور قليلة |
| Wendigo, bir Kızıldereli kelimesi. Anlamı, "Yiyip yutan şeytan" | Open Subtitles | وينديغو كلمة هندية تعني الشرير الذي يلتهم |
| Ve ses, ses bana evimiz eski Kızıldereli ölüler üzerine inşa edildiğini söyledi . | Open Subtitles | والصوت، الصوت أخبرَني بأنّ بيتنا بُنِى على مقبرة هندية قديمة. |
| O Kızıldereli. | Open Subtitles | إنه هندي بالفعل |
| Kızıldereli Şefi'yle. | Open Subtitles | مع قائدٍ هندي عظيم |
| - Kızıldereli misin? | Open Subtitles | -ـمن هندي ؟ |
| Tereyağı paketindeki şu ateşli Kızıldereli kadın. | Open Subtitles | أنها هندية ساخنة جداً مع الزبدة |