| Yalnızca yıldızların altında hiç yatmayan biri bu kadar aptalca bir şey söyleyebilir. | Open Subtitles | فقط شخص لم يسبق له النوم تحت النجوم يمكنه قول شيء بهذا الغباء |
| Normalde bu kadar aptalca bir şey söylemem ama bunu, kur yapan birinin yapacağı bir şey olarak düşündüm. | Open Subtitles | في العادة لا اقول شيئ بهذا الغباء و لكنني اعتقدت انه شيئ يجب ان يقوله المتودد |
| Avukatının telefonlarını açmamak ne kadar aptalca, farkında mısın? | Open Subtitles | هل تدركُ كيف من الغباء أنّ تتجاهل مكالمات مستشاركّ؟ |
| O kadar aptalca ki, cenazemde ailemden sen özür dileyeceksin, anladın mı beni? | Open Subtitles | إنها فكرة غبية جداً وسوف تعتذر إلى جميع أفراد عائلتي في جنازتي، أتفهم؟ |
| Ama bunun sebebi Rafael'in bu kadar aptalca bir şey yapacağını tahmin etmemesindendi. | Open Subtitles | لكن فقط لأنه لم يخطر لها قط أنه سيفعل شيئاً بذلك الغباء |
| Seni kendim tutuklayana kadar aptalca bir şey yapma. | Open Subtitles | لا تقدم على أي فعل أحمق حتى آتي بك بنفسي |
| Parmak kullanmanın ne kadar aptalca olduğunu anlatan makaleler yayınlandı. | TED | حيث نشرت مقالات عن مدى غباء استخدام الأصابع. |
| Senin fikrin kadar aptalca değil, Manolo! | Open Subtitles | فكرتي ليست غبية مثل فكرة من الجسم تسوية... |
| Öylece duran ve seni öpmeyen bir kızı öpmek kadar aptalca değildir. | Open Subtitles | ليست كغباء تقبيل فتاة تقف مكانها ولا تسايرك حتى في التقبيل |
| Beyler, bu bilim sergisi bana, loto oynamanın ne kadar aptalca olduğunu gösterdi | Open Subtitles | رفاق، معرض العلوم أخبرني كم هو غبي لعب اليانصيب. |
| Sonra ne kadar aptalca olduğunu fark ettim ve ben de bir yetişkin gibi bankaya kredi çekmeye gittim. | Open Subtitles | ثم ادركت كم الغباء في هذا و ذهبت للبنك من أجل قرض مثل البالغين |
| Bu kadar aptalca bir şeyi nasıl yapabildiğini anlarlar böylece. | Open Subtitles | نريدهم أن يفهموا لما قد تفعل شيءٌ بهذا الغباء. الآن، بعد هذا، |
| İtiraf etmem gerek ki bu kadar aptalca bir şey yapacağın aklıma gelmemişti. | Open Subtitles | علي أن أعترف، لم أظن أنك قد تفعل شيء بهذا الغباء |
| Neden bu kadar aptalca br şey yaptın? | Open Subtitles | لماذا فعلتي شيئا بهذا الغباء ؟ |
| Ne kadar aptalca bir şey söyledim değil mi? | Open Subtitles | حسنا، ذلك نوع من الغباء لقول ذلك، أليس كذلك؟ |
| Bu kelimelerin eş anlamlıları ne kadar aptalca. | Open Subtitles | . أنه من الغباء أن تتشابه التهجئة |
| Birine güvenmenin ne kadar aptalca olduğunu bilmiyor musun? | Open Subtitles | ألا تعرفين أنه من الغباء الوثوق بشخص ما |
| - Onu öldürmek istemedim, sadece... - Bu ne kadar aptalca bir mantıktır? | Open Subtitles | ـ لأنني لم أودّ أقتلهُ ـ أي فكرة غبية هذه؟ |
| - edinebildin. - Ki şimdi hala o zaman olduğu kadar aptalca. | Open Subtitles | التي هي فكرة غبية الآن كما كانت من قبل |
| O kadar aptalca bir şey yapmaz. | Open Subtitles | لن تفعل شيئًا بذلك الغباء. |
| Ben dönene kadar aptalca bir şey yapma. | Open Subtitles | لا تقم بتصرّف أحمق حتى أعد. |
| Bu planın ne kadar aptalca olduğunu bir kenara bırakalım ve gerçekten işe yaradığı bir dünyayı hayal edelim. | Open Subtitles | دعينا نضع جانبا مدى غباء هذه الخطة و نتخيل عالما قد تنجح فيه حقا |
| Göründüğü kadar aptalca bir tavsiye değil. | Open Subtitles | نصيحتي ليست غبية كما تبدو |
| Bir vejetaryenin et lokantasında kahvaltı etmesi kadar aptalca buldum. | Open Subtitles | نعم , انه غبي كغباء شخص نباتي -لايأكل لحم |
| Maçtan önce kavga etmek ne kadar aptalca, biliyor musun? | Open Subtitles | أنت تعرف كم هو غبي افتعال الاشتباك قبل المباراة؟ |
| Bu ne kadar aptalca? | Open Subtitles | ما الغباء في هذا؟ |