| Size kahve ikram edebilir miyim ya da meyve suyu? | Open Subtitles | هل أحضر لكِ بعض القهوة ؟ ربما بعض العصير ؟ |
| Buraya çok yakın oturuyorum. -Siz iyi bir kahve ikram ederim. | Open Subtitles | إنه على بعد عدة شوارع وسأعد لك بعض القهوة |
| Beklerken içeride kahve ikram edebiliriz. | Open Subtitles | حسناً إذاً، هنالك قهوة مجانية بالداخل بينما تنتظرين |
| Beklerken içeride kahve ikram edebiliriz. | Open Subtitles | حسناً إذاً، هنالك قهوة مجانية بالداخل بينما تنتظرين |
| - Size lapa ve kahve ikram ettik. | Open Subtitles | _ عرضنا عصيده و قهوه _. هذا هو كل الموجود. |
| Ya da cocugunu caldıgın kadına kahve ikram eden dunyanın gorup gorebilecegi en alaycı kevasesisin sen. | Open Subtitles | أم أنك السافلة التي لم يرى العالم مثلها التي ترغب في أن تقدم القهوة لام الطفل الذي خطفته |
| - ...hatırlıyor musun, Memur Obi. - Ben burada kalburüstü vatandaşlara kahve ikram ediyordum. | Open Subtitles | كنت هنا أحضر القهوة لأخدم مواطنين مثلك تماما |
| - Anne. Buradaki beylere kahve ikram edebilir miyiz? | Open Subtitles | هلا تحضر للسادة بعض القهوة أمي ؟ |
| Bize kahve ikram etti. | Open Subtitles | وعرض علينا بعض القهوة |
| kahve ikram etsem nasıl olur? | Open Subtitles | هل تريدين بعض القهوة |
| Gelin kahve ikram edeyim. | Open Subtitles | هل تود بعض القهوة ؟ |
| Bana kahve ikram etti. | Open Subtitles | لقد عرض علي بعض القهوة |
| Buyurun. İsterseniz içeride kahve ikram edebiliriz. | Open Subtitles | تفضل هنالك قهوة مجانية بالداخل |
| Buyurun. İsterseniz içeride kahve ikram edebiliriz. | Open Subtitles | تفضل هنالك قهوة مجانية بالداخل |
| Sadece kahve ikram ediyoruz. | Open Subtitles | _ عرضنا عصيده و قهوه _. هذا هو كل الموجود. |
| Size kahve ikram edebilir miyim? | Open Subtitles | -هل أقدم لك قهوه ؟ |
| Ya da çocuğunu çaldığın kadına kahve ikram eden dünyanın görüp görebileceği en alaycı kevaşesisin sen. | Open Subtitles | أم أنك السافلة التي لم يرى العالم مثلها التي ترغب في أن تقدم القهوة لام الطفل الذي خطفته |
| David, beyefendiye kahve ikram et. | Open Subtitles | أحضر القهوة (ديفد) للسيد المحترم هنا |