| Demek istiyorum ki, bu görüntünün altında tatlı, kibar, altın kalpli bir adamın olduğunu bilmiyordum. | Open Subtitles | ما أقصده أني لم أعلم أن وراء ذلك رجل عطوف ولطيف وطيب رجل ذو قلب حساس |
| Sen yakışıklı ve iyi kalpli bir delikanlısın ve her kız hayatında senin gibi biri olduğu için kendini şanslı saymalı. | Open Subtitles | و أنت رجل وسيم ذو قلب طيب و أي فتاة ستكون محظوظة لكونك في حياتها |
| Ben kötü kalpli bir haydutum. | Open Subtitles | بالطبع كذبت. أنا نصير سياسي شرير. |
| Çok zeki ve altın kalpli bir kadın olduğunu biliyorum. | Open Subtitles | أذكى طفل أعرف. وأيضا لديه قلب من ذهب. |
| Altın kalpli bir orospu sanıyordum seni. | Open Subtitles | كل هذا الوقت حسبتك عاهرة بقلب كبير |
| Sakallı ve çabuk sinirlenen ama altın kalpli bir babası olan bir aile arıyorum sanırım. | Open Subtitles | أنا أبحث عن عائلة مع تحدى ربما أب يغضب سريعا بقلب من ذهب |
| Tabii. Ben taş kalpli bir erkeğim ve sen bana abur cubur getirdin. | Open Subtitles | بالطبع , أنا صاحب القلب القاسي وأنتِ التي جلبتي الوجبات الخفيفة |
| Küçük çocuk halini hatırlıyorum İyi kalpli bir çocuk | Open Subtitles | أتذكرك عندما كنت صغيراً فتى ذو قلب كبير |
| Oğlum Edward, Bay Clennam, o biraz vahşi ama çok iyi kalpli bir delikanlı. | Open Subtitles | ابني "إدوارد" ، سيد "كلينم" إنه جامح قليلا ولكنه صبي ذو قلب جيد. |
| Altın kalpli bir ibneye ihtiyacım yok. | Open Subtitles | لست بحاجة شاذّ ذو قلب من ذهب |
| E ben de kötü kalpli bir haydutum! | Open Subtitles | أنا نصير سياسي شرير أيضا! |
| Burada sana tezahürat yapacak altın kalpli bir temizlikçi yok. | Open Subtitles | لا يوجد أحد هنا لديه قلب من ذهب ليشجعك |
| - Altın kalpli bir suçlu. | Open Subtitles | -مجرم لديه قلب من ذهب |
| Şimdi bana onun, altın kalpli bir fahişe olduğunu anlatmaya kalkma! | Open Subtitles | لاتحاول اقناعي بقلب من ذهب |
| Sonra da altın kalpli bir fahişeyle oynaşmaya gidiyorsun. | Open Subtitles | ثم تلعبين الدعاره بقلب من ذهب |
| - Altın kalpli bir işçi olarak. | Open Subtitles | -لا يمكن . في دور العامل صاحب القلب الذهبي. |