| Ama, ııı... hatırlıyorum annemin elbiselerini yırtarak çıkardı ve birden sevişmeye başladılar, hemen Kanepenin üzerinde. | Open Subtitles | و لكني أذكر أنه خلع عنها ثيابها و بدأ بمضاجعتها مباشرة و على الأريكة. |
| Kendine bir tane bulana kadar Kanepenin üzerinde kıvrılacaksın. | Open Subtitles | ستضطرين للنوم على الأريكة حتى تجدي سريراً |
| Kanepenin üzerinde zıplıyordum ve çıldırmış bir kız gibi bağırıyordum. | Open Subtitles | أنا كان يقفز على الأريكة. ويصرخ مثل فتاة مجنونة |
| Bu Kanepenin üzerinde doğuracak, onu alır. | Open Subtitles | إذا حملت على الأريكة ستضطر أن تشتريها |
| Kanepenin üzerinde boş bir ilaç şişesi. | Open Subtitles | قنينة حبوب فارغة ملقاه على الأريكة |
| Pardon. Kanepenin üzerinde işi biraz ileriye götürdük. | Open Subtitles | عذرا, فقد زاد حماسنا قليلا على الأريكة |
| Özür dilerim, ayaklarımın Kanepenin üzerinde olduğunu fark etmedim. | Open Subtitles | آسف, لم ألاحظ أن قدمي كانت على الأريكة |
| Oturma odasında. Kanepenin üzerinde. | Open Subtitles | غرفة المعيشة ، على الأريكة |
| Oturma odasında. Kanepenin üzerinde. | Open Subtitles | غرفة المعيشة ، على الأريكة |
| Kanepenin üzerinde yağlı boya bir orman tablosu var. | Open Subtitles | وهناك لون الغابات على الأريكة |
| Kanepenin üzerinde sarı renkli saç teli buldum. | Open Subtitles | وجدت شعراَ أشقر على الأريكة |
| Tişörtün Kanepenin üzerinde. | Open Subtitles | قميصك على الأريكة |
| Battaniye Kanepenin üzerinde. | Open Subtitles | البطانية على الأريكة |
| - Kanepenin üzerinde. | Open Subtitles | - وهو على الأريكة. |