| İşler giderek karışacak. İşlerin önemini hep küçümsemişsindir. | Open Subtitles | هذا أصبح معقداً أنتِ دائماً لديكِ طريقه للتهوين |
| Bu yüzden biraz kafanız karışacak | Open Subtitles | لقد اخبرتك بالفعل هذا سيكون معقداً |
| İşler daha da karışacak. | Open Subtitles | الأمر سيصبح أكثر تعقيداً |
| - Ben de. Ian bu bakışı yaptığında, olaylar daha da karışacak demekti. | Open Subtitles | عندما يقوم (إيان) بتلك النظرة، فهذا يعني أنّ الأمور أصبحت أكثر تعقيداً |
| Lütfen çabuk gel, yoksa durum karışacak. | Open Subtitles | من فضلك تعال بسرعة و الا الامور ستصبح فوضوية |
| Herhangi bir şekilde karışacak olan kim olursa aynı kaderi paylaşacak. | Open Subtitles | أيوجد شخصاً أحمق بما فيه الكفاية ليتدخّل فى أى حال من الأحوال |
| Eğer sandıktaysa kemikleri nasıl birbirine karışacak? | Open Subtitles | كيف ستختلط عظامهما إنْ كانت داخل صندوق؟ |
| Başka oyuncuya ihtiyacımız yok, çok karışacak. | Open Subtitles | سيكون الأمر معقداً للغاية. |
| Iris, işler karışacak. | Open Subtitles | -آيريس) هذا سيكون معقداً) . |
| İşler karışacak. | Open Subtitles | ستزداد الأمور تعقيداً |
| Anlıyorum Joss, ama gitmezseniz işler daha da çok karışacak. | Open Subtitles | إنّي أتفهّم يا (جوس)، لكن الأمور ستُصبح أكثر تعقيداً إذا لمْ ترحلي. |
| - 4:30'a kadar, durum karışacak. | Open Subtitles | الرابعة و نصف , الامور ستصبح فوضوية سأسقط |
| Ortalık karışacak gibi. | Open Subtitles | بدأت الأمور تصبح فوضوية قليلاً |
| O zaman en azından hayatın toptan karışacak ve düzene gireceksin. | Open Subtitles | عندها ستصبح حياتك فوضوية بكل معنى الكلمة... ستكونين بخير |
| Herhangi bir şekilde karışacak olan kim olursa aynı kaderi paylaşacak. | Open Subtitles | أيوجد شخصاً أحمق بما فيه الكفاية ليتدخّل فى أى حال من الأحوال |
| Eğer sandıktaysa kemikleri nasıl birbirine karışacak? | Open Subtitles | كيف ستختلط عظامهما إنْ كانت داخل صندوق؟ |