| Yani eşyaları paketlemeye başlayalım çünkü buranın kirasını kesinlikle karşılayamayız. | Open Subtitles | والّذي يعني ربّما علينا أن .نجمع اغراضنا من هذا المكان الأن لأنه لم يعد بإستطاعتنا .تحمّل العيش هنا بعد الأن |
| Ah,bu harika ama biz bunu karşılayamayız. | Open Subtitles | هذا جيّد، لكن لا يمكننا تحمّل التاكليف |
| Bu şehir otlakçılarla dolu. Bu filin masraflarını karşılayamayız. | Open Subtitles | هذه المدينة مليئة بعديمي المشاعر لا يمكننا تحمل نفقات الفيل |
| Şu an bu okulun ücretini karşılayamayız. Ama üniversiteye gideceğin zaman söz veriyorum seni en iyi okula göndereceğim. | Open Subtitles | لا يمكننا تحمل نفقات هذه الآن ، لكن بوقت الجامعة أعدك بأفخر جامعة موجودة |
| Çocuklar, keşke gidebilseniz ama hepinizin masraflarını karşılayamayız. | Open Subtitles | كنت أتمنى يا بنى لكننا لا نستطيع تحمل تكاليف سفركم كلكم |
| Soruşturma ekibinin masraflarını karşılayamayız. | Open Subtitles | لايمكننا تحمل مصاريف فريق التحقيق بعد الآن |
| Tatlım, bunu karşılayamayız. | Open Subtitles | عزيزي، لا يمكننا تحمّل ثمن ذلك |
| Bir saatini daha karşılayamayız. | Open Subtitles | لا يمكنني تحمّل كلفتك لساعة أخرى. |
| Malaga'ya gidişi karşılayamayız. Zor durumdayız şu an. | Open Subtitles | أمّاه, لا يمكننا تحمّل كلفة الرحلة إلى "مالاغا" فنحن مفلسون. |
| Ama bu önemli değil, ücretini karşılayamayız. | Open Subtitles | ولكن لا يهم لا نستطيع تحمّل سعرك |
| Bu operasyonu karşılayamayız gerçekten. | Open Subtitles | لا نستطيع تحمّل تلك العملية. |
| Bunu karşılayamayız. Senin yüzünden bu durumdayız. | Open Subtitles | لا يمكننا تحمل نفقات هذا نحن في هذه الفوضى بسببك |
| Hesabı şirket ödemek zorunda ve karşılayamayız. | Open Subtitles | على الشركة أن توفر المال و لا يمكننا تحمل النفقات تلك |
| 20 milyon dolar. Bunu karşılayamayız. | Open Subtitles | حوالي 20 مليون دولاراً لا يمكننا تحمل نفقة هذا |
| İkimiz de meteliksiziz. Bu düğünü karşılayamayız. | Open Subtitles | كلانا مفلسان لا يمكننا تحمل مصاريف حفل زفاف |
| Hayatım, çok üzgünüm. Kamp çok pahalı, biliyorsun. Bunu karşılayamayız. | Open Subtitles | عزيزتي، آسفة، إنها غالي للغاية، لا يمكننا تحمل تكلفته |
| -Gitmeyi çok isterim Kitty, ama... masrafları karşılayamayız. | Open Subtitles | احب الذهاب ، كيتي لكننا لآ نستطيع تحمل كلفة الذهاب. |
| Ayrıca masrafı karşılayamayız. | Open Subtitles | وبجانب، اننا لن نستطيع تحمل تكاليف ذلك ابدا |
| Watergate'ten ve süren yozlaşmadan sonra bunu karşılayamayız. | Open Subtitles | بعد ووترغيت وكل ذلك الفساد الذي يجري، لم نعد نستطيع تحمل ذلك |
| Bak, istesek bile yeni bir yatağın parasını karşılayamayız. | Open Subtitles | اسمعي , حتى لو اردنا , لايمكننا تحمل سرير جديد . |
| Burs olmadan bunu karşılayamayız. | Open Subtitles | بدون المنحة لن أستطيع تحمل تكاليف الجامعة,. |