| O arabanın karbüratörü yok ki, o elektronik enjeksiyonlu. | Open Subtitles | هذه السيارة ليس بها كابريتر أنها تحمل بخاخ ألكتروني |
| - Bunun karbüratörü var. | Open Subtitles | - أن لها كابريتر . |
| karbüratörü tamir et. | Open Subtitles | رتب المكربن |
| karbüratörü tamir et. | Open Subtitles | رتب المكربن |
| Ben karbüratörü kontrol etmiştim ve sorun kesinlikle onda değil. | Open Subtitles | أتعلم، لقد فحصتُ المكربن وهو بالتأكيد ليس ذلك |
| Frenleri, amortisörleri, egzozu, koltukları, tekerlekleri, panelleri, karbüratörü, manifoldu, aslında bütün motoru, aynaları, farları değiştirdim. | Open Subtitles | ,الكلج,المعلق,المقاعد,المقود ,الهواء المكربن,محكم الصوت,جميع الاسياسيات المناظر |
| Eğer bu karbüratörü düzeltmezsem başımız belada demektir. | Open Subtitles | "إذا لم أستطع تصليح هذا "المكربن نكون في ورطة |
| (Kahkahalar) İlk randevulaştığın kız ile evlenirdin ve arabandaki karbüratörü tamir edebildiysen teknikersin. | TED | (ضحك) تتزوج أول فتاة تواعدها، وتكون فنياً إذا كنت تستطيع إصلاح المكربن في سيارتك. |
| Genny'nin karbüratörü bozulmuş. | Open Subtitles | المكربن جيني بالوكالة تصل. |