| Korkacak bir şey olmadığını ve sadece onları sevmek ve korumak istediğimizi anladıklarına göre, bize katılmanın yolunu onlar bulmalılar. | Open Subtitles | يجب أن يدركوا الآن أنه لا يوجد خوف وأننا نرغب بكل الامان والحب لهم يجب أن يجدوا طريقة للإنضمام إلينا |
| Aranızda bu savaşa katılmanın zamanının geldiğini görenler olmalı. | Open Subtitles | ولا بد أن هناك آخرون بينكم يرون أن هناك وقت للإنضمام لهذه الحرب فهو الآن |
| Efsanelere katılmanın sebebi görev değildi. | Open Subtitles | ما كان الواجب هو الدافع وراء انضمامك إلى الأساطير. |
| CIA'ye katılmanın aileni nasıl etkileyebileceğini hiç düşündün mü? | Open Subtitles | هل وضعتى فى اعتبارك يومًا بتأثيرات انضمامك إلى (سى أى أيه) كيف ستكون على عائلتك ؟ |
| Yolculuğa katılmanın bir yolunu bulmalıyım. | Open Subtitles | -أحتاج إلى إيجاد طريقة كى أذهب على متن الرحلة |
| Yolculuğa katılmanın bir yolunu bulmalıyım. | Open Subtitles | -أحتاج إلى إيجاد طريقة كى أذهب على متن الرحلة |
| Anne baban olarak orduya katılmanın Senin için en iyi seçenek olmadığını düşünüyoruz. | Open Subtitles | نحن والديك, لا نشعر أن إنضمامك للجيش, هو أفضل فائدة لك |
| Anbu Black Ops'a katılmanın bir sürü kötü görev yapmaya zorlanmak anlamına geldiğini biliyoruz. | Open Subtitles | نحن نفهم أن إنضمامك للأنبو يعني بأنك ستقوم بكل أنواع المهام البسيطة |
| Orduya katılmanın doğru olduğunu sana düşündüren nedir peki, evlat? | Open Subtitles | ما الذي يجعلك تعتقد أنك ملائم للإنضمام للجيش إذاً يا بني؟ |
| Dövüşe katılmanın zamanı geldi. | Open Subtitles | لقد حان وقت انضمامك للقتال |
| Ki orduya katılmanın nedeni de buydu değil mi? | Open Subtitles | وربما كان هذا سبباً وراء إنضمامك إلى الجيش بالمقام الأول، صحيح ؟ |
| Addams ailesine katılmanın ne demek olduğunu anlatamam. | Open Subtitles | ، لا أستطيع أن أصف ما أشعر به . (إنضمامك إلى عائلة (أدامس |