| Ayrı düşmüşler ve birinin ayağı 5 gün falan bir kayanın altında kalmış. | Open Subtitles | يقولون أنهم انفصلوا و واحد منهم علقت قدمه تحت صخرة لمدة خمس أيام |
| Emerson büyük bir kayanın altında demişti. Burada onlarca büyük kaya var. | Open Subtitles | قال إمرسون إنه تحت صخرة كبيرة لا بد أن هناك 60 صخرة كبيرة |
| Biz burada birbirimizle kavga edip vaktimizi boşa harcarken Bunlar bir kayanın altında, çekirgeler gibi ürüyorlardı. | Open Subtitles | بينما كنا نتجادل فيما بيننا كانوا يتنفسون كالصراصير تحت صخرة |
| Bu kayanın altında su varsa, on beş güne kalmaz, bulurum! | Open Subtitles | إن كان هناك ماء تحت الصخرة سوف أصل إليها خلال أسبوعين |
| Senin ayağın bir kayanın altında kalsa, seni kurtarmak için kayayı dişlerdim. | Open Subtitles | أتعرفين؟ لو علقت رجلك تحت صخرة سأقضمها لكي أحررك |
| Yani bunun için dava boyunca bir kayanın altında yaşıyor olman gerekir. | Open Subtitles | أعني.. يجب أن تكون عالقاً تحت صخرة الوقت كله |
| Lucy'nin davası boyunca kelimenin gerçek anlamıyla bir kayanın altında yaşayan 12 adamı mı seçtin? | Open Subtitles | لقد قمت باختيار 12 رجلاً والذين كانوا فعلياً عالقين تحت صخرة خلال محاكمة لوسي ؟ |
| Çünkü bir kayanın altında yaşamıyorum. Güvenlik sistemleri kullandım. | Open Subtitles | لأنني لا اعيش تحت صخرة انا اعمل في نظام الحماية |
| Sanırım bir kayanın altında, Bir solucanı andırıyor, | Open Subtitles | ربما تحت صخرة انه يذكرني بطفيلي او دودة |
| Onu bir kayanın altında buldum. | Open Subtitles | وجدت هذا تحت صخرة |