| Benim yaptığım bir kazaydı, ve... evet... bu aklımdan çıkmıyor. | Open Subtitles | ما قمت به كان حادثة ونعم ، أنا مطاردة بسببه |
| - Bu adam, efendim. Gördük. - kazaydı. | Open Subtitles | هذا هو الرجل يا سيدى , لقد رآيناه كانت حادثة |
| Bir kazaydı baba. Başını taşa falan çarpmış olmalı. | Open Subtitles | لقد كانت حادثة لابد أنها صدمت رأسها بصخرة |
| Lütfen bunu tekrar konuşmayalım. Bir kazaydı ya da değildi, | Open Subtitles | حسناً، دعنا لا نحكم هذا مجدداً حادث أو ليس حادث، |
| Bak, şunu bilmen önemli ki kız kardeşinin ölümü kazaydı. | Open Subtitles | أنظر من المهم أن تعرف موت أختك كانت حادث عرضي |
| Etrafında başka kimse yoktu. Feci bir kazaydı, ama kazadan başka bir şey de değildi. | Open Subtitles | هو كان حادثا سيئا، ولكن هذا هو كلّ شيء هو كان حادثا. |
| Yaralanması bile gerekmiyordu. Bu bir kazaydı. Ben de sonradan anladım zaten. | Open Subtitles | .و كان من المفترض إلا يتعرض للأذى لقد كانت حادثة |
| Sana kazaydı diyorum. Bu ahmak beni öldürmeye kalkıştı. | Open Subtitles | صدّقيني ، تلك كانت حادثة ذلك الحقير حاول أن يقتلني |
| Onun diğer şeylerle hiçbir alakası yoktu. Bir kazaydı. | Open Subtitles | ليس لهذا علاقة بالأمر ، لقد كانت تلك حادثة |
| - Phoebe, çok üzgünüm. - Prue, önemli değil, bir kazaydı. | Open Subtitles | فيبي، أنا آسفة - برو، لا عليكِ، إنها حادثة فحسب - |
| Dawnie, çok üzgünüm. Çok üzgünüm. Bir kazaydı! | Open Subtitles | داوني أنا آسفة أنا آسفة جداً لقد كانت حادثة |
| O bir kazaydı, ama ardından bilerek yapılan bazı şeyler geldi. | Open Subtitles | لقد كانت هذه حادثة تابعة للعديد . من المحاولات المقصودة |
| Onu aklınızdan çıkarın. Tanrı aşkına, bu sadece bir kazaydı. | Open Subtitles | إطرديه من رأسك ، لأجل الرب ، كان الأمر حادث فحسب |
| - Bir kazaydı. - Bu filmin hepsi bir kaza. | Open Subtitles | إنه مجرد حادث جوني- حسب رأيي هذا الفلم بكامله كارثة- |
| Sesini yükseltme, seni duyabilir. Duygularını inciteceksin. Bu sadece bir kazaydı. | Open Subtitles | يُمْكِنُ أَنْ يَسْمعَك ، ستَجرحُ مشاعرهُ ، كَانَ حادث فقط |
| Bu bir kazaydı ve bu iş böyle sonlanmalıydı. | Open Subtitles | لقد تقرر أنه كان حادث و كانت هذة هي نهاية الأمر |
| kazaydı, Michael yaptı. | Open Subtitles | لقد كان حادثا مايكل هو من فعلها وأين هى؟ |
| Bir kazaydı, Dedektif. Hep söylediğim gibi. | Open Subtitles | لقد كان حادثا ايها المحقق كما قلت لكم سابقا |
| Belki de bir kazaydı. | Open Subtitles | لربّما كان الأمر كلّه حادثًا عارضًا |
| kazaydı, Karl. Edie de bir kaza olduğunu biliyor, değil mi? | Open Subtitles | لقد كان حادثا يا كارل ايدي تعرف بأنها كانت حادثه ، صحيح؟ |
| Kıskandın ve kavga ettiniz düşüp başını çarptı, bir kazaydı ve sevgilisi de olaya şahit oldu. | Open Subtitles | كنت غيورة، تشاجرت. ضرب رأسه. لقد كان حادثاً. |
| Çok acımasızsın. Erken dönmesi sadece bir kazaydı. | Open Subtitles | أنتِتعاملينيبقسوةبالغة، كانت عودته مصادفة |
| Belki de hepsi bir kazaydı. | Open Subtitles | ..على كل حال ربما كلها كانت حوادث |
| Sadece bir kazaydı. Ve düzeltmek çok kolay. | Open Subtitles | و ما حدث كان غير مقصود و من السهل إصلاحه |
| Hayır, hayır bu bir kazaydı. | Open Subtitles | أخفتَني كثيراً لا، لا، هذا كَانَ حادثاً |
| Pekâlâ, madem bir kazaydı, kardeşin tetiği nasıl çekti? | Open Subtitles | حسناً، إذاً، إن كانت حادثةً كيف أخوك أخذه؟ |
| Doğru teknoloji ile tamamen önlenebilir bir kazaydı. | Open Subtitles | يمكن الوقاية من الحوادث بالتقنية الصحيح تماماً |
| Olanlar bir kazaydı. | Open Subtitles | اسمع، ما حدث كان حادثاً عرضياً |
| Bir kazaydı. Ömrümde böyle bir şey yapmadım. | Open Subtitles | لقد كان حادثاُ لم أكن لأقوم بشيء من هذا القبيل |
| - Kimse. Aptalca bir kazaydı. | Open Subtitles | ما من أحد قطعاً, إنهُ حادثٌ وحسب |