| Daha önce büyümemi sağlayan o kekten var mı yanında? | Open Subtitles | هل لديك قطعة من تلك الكعكة التي جعلتني أكبر سابقاً؟ |
| Sookie, bu kekten biraz Rory'ye götürebilir miyim? | Open Subtitles | سوكي, هل أستطيع أن أأخذ بعض هذه الكعكة لروري؟ |
| Bu kekten yemeye devam edersen 50 olmadan şişko bir adam olup çıkacaksın. | Open Subtitles | إذا إستمريت بأكل هذه الكعكة ستصبح سمينا عندما تصل لسن الخمسين |
| Meyveli kek için kavga olmaz. Herkes meyveli kekten nefret eder. | Open Subtitles | ليس هناك عراك على كيك الفواكه الكل يكرهون كيك الفواكه |
| Bak, en kötü ihtimalle 1,000 kekten birinin içinde küpe var. | Open Subtitles | أنظري، أسوء ما قد يحصل، واحدة من الألف كب كيك توجد بها قرط. |
| Bakın, kimse bedava kekten bahsetmedi. Sadece kahve ikramımız. | Open Subtitles | لا أحد آخر قال شيئا عن الكيك المجانى القهوة مجانية |
| Şu çok sevdiğin vişneli kekten fazladan bir dilim var. | Open Subtitles | هناك شريحة إضافية من كعكةِ الكرزِ، تَحْبُّها كثيراً |
| Şimdi geğirebilirsem şu kekten zorla bir parça daha yiyebilirim. | Open Subtitles | لو تمكنت من التجشؤ قليلا قد أستطيع حشر قطعة من الكعكة الملتوية |
| Sen hep o kekten yerdin. | Open Subtitles | و دائماً ما تتناولين تلك الكعكة |
| Elini uzat da hazır kekten bir dilim kap. | Open Subtitles | اقترب و خذ قطعة من تلك الكعكة اللذيذة |
| Top şeklindeki kekten büyük bi tatlıda oturmak mesken kanununa göre aykırıdır. | Open Subtitles | مُفتش المباني كماتعلمين،انهضدنظام الإسكان... بالعيش في منزل .. أكبر من حجم الكعكة الصغيرة. |
| - Georgie, bu kekten daha iyisi yok. | Open Subtitles | -جورجي), إن هذه الكعكة مدهشة) |
| Bu evlilik, bir süper model enstitüsündeki bir kutu kekten daha bayat. | Open Subtitles | هذا الزواج أعفن من صندوق كوب كيك في غرفة عارضة أزياء. |
| Bu kekten gerçekten kim hoşlanır biliyor musunuz? | Open Subtitles | أتعلمون من قد يحب هذه الكب كيك ؟ |
| Sadakati için takdirimin bir işareti olarak Kazzie kekten bir dilim alıyor. | Open Subtitles | وتعبيراً عن تقديري لولائه كازي خذ قطعة من الكيك |
| O yüzden küçük kekten evler yapmak istiyorum ve pamuk şekerden çalılar, ama boyun eğmeyeceğim tek bir şey var. | Open Subtitles | لذا أنا اريد صنع بيوت صغيرة من الكيك وشعر البنات المنفوخ لكن هناك شئ واحد أنا لن اتخلى عنه |
| kekten toplanan paraları sen aldın. | Open Subtitles | اخذت مال بيع الكيك |
| Ev, zencefilli kekten mi yapılmış efendim? | Open Subtitles | البيتُ مصنوعة مِنْ كعكةِ الزنجبيل؟ |