| Ama çalışıyor. Bu gemi uzayda seyahat ediyor. kendim gördüm. | Open Subtitles | ولكنها تعمل هذه السفينة تسافر عبر الفضاء لقد رأيتها بنفسي |
| O kasada bir hikâye var. kendim gördüm. | Open Subtitles | ثمة قصة في تلك الخزنة لقد رأيتها بنفسي |
| Hindistan'da kendim gördüm. | Open Subtitles | لقد رأيتها بنفسي في "الهند". هل ذهبتَ إلى "الهند"؟ |
| kendim gördüm. Bir sürü Amerikalı var burada. | Open Subtitles | رأيته بنفسي هناك الكثير من الأمريكان هنا |
| kendim gördüm. Bütün çocuklar tepede. | Open Subtitles | رأيته بنفسي كلّ الأطفال على التلّ |
| kendim gördüm. | Open Subtitles | رأيتُ ذلك. |
| Onu iletişim cihazından kendim gördüm. | Open Subtitles | رأيتها بنفسي تقوم بالقيادة. |
| Yüzünü kendim gördüm. Her şey bittikten sonra. | Open Subtitles | رأيتها بنفسي بعدئذ |
| Yüzünü kendim gördüm. Her şey bittikten sonra. | Open Subtitles | رأيتها بنفسي بعدئذ |
| Yalan söylemiyor, Lyle. Onu kendim gördüm. | Open Subtitles | كلا يا (لايل)، لقد رأيتها بنفسي |
| kendim gördüm. | Open Subtitles | رأيتها بنفسي |
| kendim gördüm. | Open Subtitles | رأيتها بنفسي. |
| Yaşıyor. Onu kendim gördüm. | Open Subtitles | إنه علي قيد الحياة لقد رأيته بنفسي. |
| kendim gördüm. | Open Subtitles | لقد رأيته بنفسي |
| kendim gördüm. | Open Subtitles | رأيته بنفسي. |
| kendim gördüm onu. | Open Subtitles | رأيته بنفسي |