| Bu kendini kanıtlamak için bir şans, bu şanstan yararlanmalısın. | Open Subtitles | هذه فرصتك لكي تثبت نفسك وعليك أن تستحوذ عليها |
| Bu kendini kanıtlamak için bir şans, bu şanstan yararlanmalısın. | Open Subtitles | هذه فرصتك لكي تثبت نفسك وعليك أن تستحوذ عليها |
| Belki de kendini kanıtlamak istediğin biridir. | Open Subtitles | ربما هو شخص ما تريد أن تثبت نفسك أمامة |
| Sniperın görevlerinden biri de, düşman sahasına sızmaktır. Adam, kendini kanıtlamak istiyor... - Yeteneklerini onaylatmak... | Open Subtitles | من مهام القناص في الكلية أن يستطيع التسلل الى مواقع العدو انه يريد ان يثبت نفسه وتمرين نفسه لن يسمح بتفويت هذه الفرصة |
| Yani kendini kanıtlamak için kızgınlığından benim dükkanımı yerle bir ediyor, öyle mi? | Open Subtitles | ..لكي يثبت نفسه هدم محلي أنا فقط في نوبة من الغضــب |
| Yine de kendini kanıtlamak zorunda kalacaksın. | Open Subtitles | كنت لا تزال ستعمل أن تثبت نفسك. |
| - Her zaman kendini kanıtlamak için can atar. | Open Subtitles | أنه دوماً يقول بارتكاب أعمال العنف لكي يثبت نفسه ويفرض سيطرته وهذا هو السبب الذي يدفع لــ إيقافه |
| Belki de kendini kanıtlamak zorunda olduğunu hissetti. | Open Subtitles | ربما شعر بأنه يجب أن يثبت نفسه |
| kendini kanıtlamak istedi. | Open Subtitles | أرادَ أن يثبت نفسه |
| kendini kanıtlamak için So istekli | Open Subtitles | مستعجل لكي يثبت نفسه |