| Sonra da kokusuz bir yapıştırıcı üretir, dergileri yeniden ciltleriz. | Open Subtitles | ونرجعها الى المطبعة ومن ثم سنصنع صمغ عديم الرائحة |
| Yanıcı ve kokusuz bir sıvı pembemsi bir renkte patladı. | Open Subtitles | سائل مشتعل عديم الرائحة والطعم... يشتعل من شرارة بسيطة... |
| Buldum. "BZ kokusuz bir askeri işlevsizlik maddesidir." | Open Subtitles | وجدته "بي زي هو مركب عديم الرائحة يُضعِفُ الشخص , خاص بالجيش" |
| Ya şunu da tahmin etmiş miydin o eski lağımın kokusuz bir psikotropik gazla dolduğunu gazın cilt gözeneklerinden nüfuz ettiğini zihni kökeninden kemirdiğini ruhu kendine karşı çevirdiğini bir labirentten farksız olana dek onu eğip büktüğünü? | Open Subtitles | ...وهل شككت أيضا بأن تلك المجاري القديمة قد غُمرت .. بغاز عديم الرائحة يؤثر على العقل ...والذي يدخل عبر مسامات الجلد |
| Bu, neredeyse kokusuz bir gaz. | Open Subtitles | غاز عديم الرائحة تقريباً |
| Tünele, beynin oksipital lobunda büyük bir etkisi olan kokusuz bir gaz yayıyoruz. | Open Subtitles | نطلق غازاً عديم الرائحة داخل النفق له تأثير قوي على الفص القذالي في الدماغ ( يختص بمعالجة المثيرات المرئية ) |