| Yarın eğer Mithat'la işleri yoluna koymazsan şu kardeşler seni yeniden damgalamak isteyecekler. | Open Subtitles | إذا لم تصلحي الأمر مع ميتات غداً الأخوة.. سوف يريدون أن يوسموك |
| Joan'la işleri düzeltmek için bir yol buldum. | Open Subtitles | لقد وجدت طريقة لإصلاح الأمر مع (جون) |
| Elias'la işleri böyle yürütüyorum. | Open Subtitles | هكذا يسير الأمر مع (إلايس) |
| İşte o anda Axl'la işleri düzeltmem gerektiğini biliyordum. | Open Subtitles | حينئذٍ عرفت أنه يجب عليّ إصلاح الأمور مع أكسل |
| Siz bunları okurken nişanlım Jacob'la işleri yoluna koymak için Seattle yolunda olacağım. | Open Subtitles | "وبحلول الوقت الذي تقرأ هذا،" "سأكون في طريقي إلى سياتل" "لترتيب الأمور مع خطيبي، يعقوب." |
| - İlk önce Saul'la işleri yoluna koymalısın. | Open Subtitles | ربّما يجب أن تصححي الأمور مع (سول) أوّلاً انا أحاول |
| Selam Eddie. Joe'la işleri düzeltmeye geldim. Onu hapse tıkanın ben olmadığımı biliyorsun. | Open Subtitles | ادى ، اتيت لانهى بعض الامور مع جوى ، فانا لم ادخله السجن |
| Selam Eddie. Joe'la işleri düzeltmeye geldim. Onu hapse tıkanın ben olmadığımı biliyorsun. | Open Subtitles | ادى ، اتيت لانهى بعض الامور مع جوى ، فانا لم ادخله السجن |
| - Susan'la işleri yoluna koymalısın. | Open Subtitles | عليك تصحيح الأمور مع سوزان |
| Adam'la işleri yoluna koydunuz mu? | Open Subtitles | هل نجحت الامور مع (ادم)؟ |