| Şükran Günü'nü ben mahvetmedim, o mahvetti. Hep ben suçlanıyorum. | Open Subtitles | لم أفسد عيد الشكر، هي أفسدته، دائماً يلقى باللوم عليّ |
| Bazı yaşlı insanlar uzaya gidiyorlar... Umarım mahvetmedim. | Open Subtitles | مجموعة من كبار السنة يذهبون في رحلة إلى الفضاء أتمنى أنّني لم أفسد الفلم عليكم |
| Hiçbir şeyi mahvetmedim. Perukla çok aptal görünüyordu. | Open Subtitles | لم أفسد أي شيء، كان يبدو كالأبله. |
| Umarım o şirin çocukların Noel'ini mahvetmedim. | Open Subtitles | آمل أنني لم أدمر عيد الميلاد -لكل هؤلاء الأطفال اللطفاء |
| ..ben aileni mahvetmedim. | Open Subtitles | أنا لم أدمر عائلتك |
| Ben daha önce hiçbir şeyi mahvetmedim. | Open Subtitles | لم أخرب أي شيء من قبل |
| Ama bunu ben başlatmadım. Ben mahvetmedim. | Open Subtitles | و لكنني لم أبدأ هذا أنا لم أفسد هذا |
| Ben bir şeyi mahvetmedim. Sen orada mıydın? - Ufak çaplı sürtük. | Open Subtitles | لم أفسد شيئاً يا رجل، ألم تكن هناك؟ |
| Hayatımı mahvetmedim Allison. | Open Subtitles | أنا لم أفسد حياتي ,يا أليسون |
| Baba, ben herşeyi mahvetmedim, tamam mı? | Open Subtitles | أبي، لم أفسد كل شيئ، اتفقنا؟ |
| Umarım Ezra'yla geceni mahvetmedim. | Open Subtitles | مرحباً. مرحباً. أتمنى أنني لم أفسد ليلتك مع (أيزرا). |
| Akşamını mahvetmedim inşallah. | Open Subtitles | آمل بأني لم أفسد ليلتك. |
| Kendi hayatımı mahvetmedim ben. Bertie bu yüzden gidecektiyse... | Open Subtitles | لم أفسد حياتي،وإن كان ذلك سيبعد (بيرتي) |
| Gününü mahvetmedim. Çünkü Mark bana artık benimle çıkmayacağını çünkü geleceğinden endişe ettiğini söyleyene dek gayet güzeldi. | Open Subtitles | لم أفسد يومك |
| Sadece arabamı mahvetmedim. | Open Subtitles | إنني لم أدمر سيارتي فقط |
| Ben hiçbir şeyi mahvetmedim. | Open Subtitles | -لم أدمر شيئًا |
| Hayatımı mahvetmedim, tamam mı? | Open Subtitles | أمي ! أنا لم أخرب حياتي ، حسناً ؟ |