| Başkan Mao ve Başkomutan Zhu halk şarkılarını seviyor. | Open Subtitles | تشايمان ماو ورئيس الأركان كيو يحبون الأغاني الشعبية |
| Başkan Mao bize yan'an'daki bütün kızların okuma ve yazmayı öğreneceklerini söyledi | Open Subtitles | تشايمان ماو أيضاً طلب منا تعلم القراءة والكتابة، فتياناً وفتيات في يانآن الكل يتعلم الكتابة |
| Mao Zedong bu savaşları Avrupa Sivil Savaşları olarak adlandırırdı ve muhtemelen çok daha doğru bir tanımlama. | TED | ماو تسي تونغ اعتاد أن يصفهما على أنهما الحربان الأهليتان الأوروبيتان، وذلك على الأرجح الأكثر دقة في وصفهم. |
| Mao Tse-Tung Çin'e sağlık kazandırdı, o ölünce Deng Xiaoping bu inanılmaz ileriye gidiş. | TED | ماو تسي تونغ أحضر الصحة الى الصين ثم توفي. بعدها دنغ كسيابينغ بدأ رحلة التقدم المذهلة |
| Beşinci haftadan beri serotonin ve Mao düzeyleri BFS ölçümleriyle aynı oranda limbik ve amigdale aktivitesini artırdı. | Open Subtitles | خلال خمسة أسابيع تحسن مستوى أنزيم إم إيه أو وعادت المثانة لعملها الطبيعي وقياسات الإف بي إس عملت بشكل طبيعي |
| Mao seviyelerini getirdim. | Open Subtitles | ـ أخذنا مستوى أنزيم إم إيه أو |
| Bu Mao Tse Tung tarafından merkezi planlamaydı. | TED | كان التخطيط مركزياً من قبل ماو تسي تونغ. |
| 1978 yılına geldik, Mao Tse Tung artık öldü, ve soldan yeni birisi başa geçti. | TED | وصلنا إلى عام 1978 ، وتوفي ماو تسي تونغ ، و ظهر رجل جديد من اليسار. |