| Dünyadaki en büyük ikinci çiftçi marketine doğru ilerle... | Open Subtitles | انتقل لثاني أكبر سوق مفتوح للمنتجات الزراعية |
| Donmuş köpekbalığı leşleri Miami'deki balık marketine doğru yoldalar. | Open Subtitles | جوف أسماك قرش مجمدة في طريقها إلى سوق ميامي للأسماك |
| Vaana'nın avı dünyanın en büyük yılan marketine gönderildi. | Open Subtitles | صيد فانا مُتجه الى أكبر سوق للافاعي في العالم. |
| O halde senin çiftçi marketine yaptığın küçük yolculuğu bildiğini tahmin ediyorum. | Open Subtitles | إذن أفترض أنّها تعرف عن رحلتك إلى سوق المزارعين |
| ...bu yüzden güvenlik elemanı olarak çalıştığı balık marketine gidip ne bulacağıma bir bakacağım. | Open Subtitles | سأذهب إلى سوق الأسماك أين يعمل كحارس أمن لأرى ما الذي سأكتشفه أيضاً. |
| Um, dinleyin, biz bu gece Hollywood'daki çiftçiler marketine gideceğiz. | Open Subtitles | إسمعي ، سنذهب إلى سوق المزارعين في هوليوود الليلة |
| Yani, bir daha ne zaman çiftçiler marketine gerçek bir çiftçi ile gidebilirsiniz ki? | Open Subtitles | أعني ، متي فعلا ذهبت إلى سوق المزارعين مع مزارع فعلي؟ |
| Bu ufak domuzcuk balık marketine gitmiş. | Open Subtitles | هذا الخنزير الصغير ذهب إلى سوق السمك |
| Şüphelimizin çalıştığı balık marketine gidiyorum da. | Open Subtitles | سأذهب إلى سوق الأسماك أين يعمل مشتبهنا. |
| Sihirli eşyaların satıldığı Moshu marketine gideceğim. | Open Subtitles | سوف أذهب إلى سوق (موشو) حيث يبيعون كل أغراض السحر |
| Çiftçi marketine geldi. | Open Subtitles | لكنه عرّج على سوق المزارعين |
| Çiftçi marketine mi gitmiş? | Open Subtitles | ذهب إلى سوق المزارعين |
| Çiftçi marketine uğramıştım. | Open Subtitles | لقد مررت على سوق المزارعين |
| Çiçek marketine gitti. | Open Subtitles | -إنّها في سوق الورود |
| 15. kat marketine hoşgeldiniz. | Open Subtitles | "مرحباً بكم في سوق طابق 15". |
| 15. kat marketine hoşgeldiniz. | Open Subtitles | "مرحبا إلى سوق الطابق الـ15" |
| Dion balık marketine gitti. | Open Subtitles | لقد ذهب (ديون) الي سوق السمك |