| Bakın işinizi yarım kesmek istemem. Biliyorum ki çok meşgulsünüz. | Open Subtitles | اسمع , لا أريد مقاطعة عملك , أعلم أنك مشغول |
| İçinizden bunu yapmanın gelmesini beklemekle fazla meşgulsünüz. | TED | وأنت مشغول للغاية بالانتظار لتصبح ما تريده. |
| Dinle, gördüğüm kadarıyla oldukça meşgulsünüz... | Open Subtitles | اسمعوا، أستطيع أن أرى انكم مشغولون جداً يارجال. |
| Vicdanınızı temizlemekle o kadar meşgulsünüz ki şunu anlamıyorsunuz. | Open Subtitles | أنتم مشغولون جداً فى إزاحة ضميركم بعيداً، لكنكم لم تفهموا بعد |
| Siz, sizi nasıl yetiştirdiğimizle öylesine meşgulsünüz ki. | Open Subtitles | فأنتما مشغولان بالسخط علينا لأننا لم نربيكما كما يجب |
| Birbirinizle kendi oyunlarınızı oynamakla çok meşgulsünüz, ...bizi gerçekten sevmek için çok meşgulsünüz. | Open Subtitles | أنتم منشغلون جداً بـ لعِب ألعابكم معبعضكمالبعض، مشغولين للغاية عن إظهار الحب لنا |
| Fark ettim ki bazen gazetelerinizi alamayacak kadar meşgulsünüz o yüzden isterseniz onları sizin için ben alıp, saklayabilirim. | Open Subtitles | لقد لاحظت أنه أحياناً .. تكوني مشغوله لكي تأخذي جرائدكِ،لذا يمكنني أن أخذهم و أحتفظ بهم من أجلكِ |
| Konforlu bir ofiste kağıt işi yapmakla çok meşgulsünüz, sanırım. | Open Subtitles | أنت مشغولٌ للغاية في مكتبٍ مُريح ... تقوم بالأعمال المكتبيّة على ما أفترِض |
| Biliyorum, meşgulsünüz ama hiç söylemediğim bir şeyi söyleyeceğim. Bazen aptalca davrandığımı biliyorum, aptalca konuşsam da beni bırakmadın diğerleri "Bırak o serseriyi" derdi. | Open Subtitles | اعرف بأنك مشغول الآن لكنى سوف اخبرك ببعض الاشياء لم اخبرك بها من قبل |
| Efendim çok meşgulsünüz, biliyorum. Teşekkür ederim. | Open Subtitles | سيدي, اعرف انك مشغول جدا شكرا جزيلا علي وقتك |
| Yoksa o küçük cadınız ölüler arasından dönsün diye dua etmekle mi meşgulsünüz? | Open Subtitles | او انك مشغول بصلاتك لتعيد ساحرتك العاهره من الموت |
| Yokmuş gibi davranamaz mısınız, ama siz böyle göremeyecek kadar kendi yolunuzda meşgulsünüz. | Open Subtitles | ليس الأمر انك لا تستطيع إجتيازه لكنّك مشغول جدا في طريقك الخاص . |
| FBI'la, benimle konuşamayacak kadar meşgulsünüz sanıyordum. | Open Subtitles | اعتقدت أنك مشغول جداً مع الفيدراليين لتتحدث معي |
| Ama meşgulsünüz anırım ilgilenen başkaları olur hayır hayır bekle okadarda meşgul sayılmam beyler toplantımızı ertelememiz sorun olmaz değil mi? | Open Subtitles | لكنّه يبدو بأنّك مشغول أنا سأراك في وقت آخر لا، لا، لا إنتظر إنتظر انا لست مشغول جدا |
| Görüyorum ki meşgulsünüz. Ben iyisi mi şimdi gideyim. | Open Subtitles | ارى انكم مشغولون لذا فانا فقط سارحل الان |
| Açıkçası, sadece lavabo arıyordum ve baktım meşgulsünüz, ben de gireyim-- | Open Subtitles | في الحقيقة انا فقط كنت ابحث عن حمام واراكم مشغولون سوف اذهب |
| Bugün, anlaşmalarla çok meşgulsünüz? | Open Subtitles | لذلك، هل أنتم مشغولون جدا اليوم مع الصفقات؟ |
| Şimdi ben dışarıda bırakıldım ve siz ikiniz "düzüşmekle" meşgulsünüz. | Open Subtitles | الآن أنا وحيداً في البرد وأنتما مشغولان بالإنحراف مع بعضكما البعض بالإنحراف؟ |
| Şeyy, aah,siz ikiniz çıplaklıkla meşgulsünüz. | Open Subtitles | حسناً .. أنتم الاثنان مشغولان كونكم عراة |
| Özür dilerim. meşgulsünüz, değil mi? | Open Subtitles | معذره ، إنكما مشغولان أليس كذلك؟ |
| Arkadaşlar, hepiniz meşgulsünüz biliyorum, olabildiğince öz konuşacağım. | Open Subtitles | يا رفاق اعلم انكم مشغولين لذا سألخص ما اريد قوله قدر استطاعتى |
| Ve sizi partime davet ettim ve hiç biriniz gelemeyeceğinizi bildirmeye zahmet bile etmediniz çünkü o kadar müthiş ve meşgulsünüz ki, | Open Subtitles | و دعوتكم جميعاً، ولم يكلف أحد منكم نفسه ليجيب دعوتي لأنكم مشغولين |
| Pek sanmıyorum, ikinizde çok meşgulsünüz. | Open Subtitles | أنا لا أري هذا , أنتم الاثنين مشغولين جداً |
| - Gördüğüm kadarıyla meşgulsünüz. | Open Subtitles | آرى انكِ مشغوله لا عزيزي |
| Doğru. Konforlu bir ofiste kağıt işi yapmakla çok meşgulsünüz, sanırım. | Open Subtitles | أنت مشغولٌ للغاية في مكتبٍ مُريح ... تقوم بالأعمال المكتبيّة على ما أفترِض |