| Benim babam da nalbanttı. Ama bu ben de nal çakabilirim demek değil. | Open Subtitles | . أبى كان حداد . هذا لا يعنى بأننى يمكن أن أصنع حدوة حصان |
| Fakat bazen bir nal sesi duyduğumda, ...içimde bir an bir kabarma olduğunu inkar edemem. | Open Subtitles | لكن لا أنكر أنه أحياناً عندما أسمع وقع الحوافر شئ بداخلي يثب فجأة |
| Anlaşma gününde Mavi nal Ticaret Şirketi'ne bir çek yazacaksın. | Open Subtitles | ، في يوم التسديد صدّق على الشيك ، إلى شركة حذوة الحصان الزرقاء التجارية |
| Onu Hutt gezegeni nal Hutta'ya götürdüklerini düşünüyorum. | Open Subtitles | اعتقادي انهم اخذوه الى كوكب الهوت نال هوتا |
| Kayehla janees, putaak graszh, ish nin fas du hap vac nal. | Open Subtitles | كايلا جانيس بوطاك جراس إيسنين فاسدو هاب فاكنال |
| Yaşadığı için şanslı, her yerde nal izi var. | Open Subtitles | . هو محظوظ لكى يكون حى . هناك حوافر أقدام فى كل مكان |
| Üstelik nal izi, kızılderililer ise atlarını nallamaz. | Open Subtitles | أضافة الى انها اثار حدوات حصان والهنود لا يضعون حدوات فى احصنتهم |
| Daha bir gün önce, nal atmaca oynuyorduk. | Open Subtitles | قبل ذلك بيوم كنا جميعنا نثبت حذوات الخيول |
| Benden kaptığına eminim çünkü birlikte duş alıyoruz. Yeni nal ve veteriner ücreti toplamda 1,400 dolar ediyor. Max, kendimi çok kötü hissediyorum. | Open Subtitles | انا شبه متاكدة بانه التقطه مني لاننا نستحم معا وكلفة الحدوات الجديدة ورسوم البيطري؟ |
| Eğer hoşuna gidecekse, nal takıp uzaktan nal sesleriyle yaklaşırım. | Open Subtitles | استطيع أن أضع حدوة حصان لو رغبت لكي تسمع خطواتي من بعيد 111 00: 31: 38,375 |
| Vardı yani. nal yapardım. | Open Subtitles | أعني، كنت كذلك، كنت أقوم بصنع حدوة الفرس |
| Ve gerçek fiziksel özelliklerine bakarsanız bu güzel nal burunlu yarasanın yüzünde bir çok karakteristik özelliğinin ses çıkartmaya ve bu sesleri algılamaya vakfedildiğini görürsünüz. | TED | و لو نظرتم الى الصفات الجسدية الفعلية على وجه خفاش حدوة الحصان هذا، ستجدون أن غالبية هذه الصفات مكرسة لإخراج الصوت و ادراكه. |
| - nal izinden başka bir şey yok. - Evet. | Open Subtitles | لا أرى هنا سوى أثار الحوافر - صحيح - |
| Bu nal izleri işaretlenmiş. | Open Subtitles | . هذه الحوافر . علامه |
| Onun için konuşmak atlara nal takmak gibi, gereksiz bir işti. | Open Subtitles | بالنسبة له فالتحدث لايكون إلا وقت الضرورة .. مثل تركيب حذوة الخيل .. |
| Ve pantolonunu indirdiğinde var ya anne o şeyle nal atmaca bile oynayabilirsin. | Open Subtitles | وعنــدماينزلسروالّــه،ياويليّيــاأمي، يمكنكِ أنّ تلعبي حذوة الحصــان على ذلــك الشــيء |
| Güvenilir bir kaynaktan, kaçakların en son nal Hutta'ya gittiklerini öğrendim. | Open Subtitles | لقد حصلت عليها من مصادر موثوق بها ان اخر توجه للهاربين تجاه نال هوتا |
| nal Hutta'ya gitmek için ayrılacağız hemen. Hutt'ların, bizim için yararlı, birçok etkisi ve sahip oldukları var. | Open Subtitles | سوف نرحل الى هال هوتا فى الحال هناك العديد من الاشياء تأثير الهوت والاستحواذ |
| Kayehla janees, putaak graszh, ish nin fas du hap vac nal. | Open Subtitles | كايلا جانيس بوطاك جراش إيسنين فاسدو هاب فاكنال |
| Sonunda atlara nal takmaya başladık. | Open Subtitles | لذا سنضع حدوات على حوافر الحصانين |
| 4 günde fırlattığı 3. nal oldu. | Open Subtitles | لقد خَلَعتْ ثلاث حدوات في أربعة أيام إنّه رقمٌ قياسي |
| ♪ Hiç nal çınlama sesi yok ♪ | Open Subtitles | # لا صوت من حذوات الخيول يطرطق # |
| Strauss'un öldürüldüğü saatte Azari'nin parkta nal atma oyunu oynadığını söyleyen üç tanığı var. | Open Subtitles | لدى (أزاري) 3 شهود رأوه في المتنزه يلعب لعبة الحدوات أثناء وقوع جريمة قتل (ستراوس). |