| Altı yaşımdayken Noel için bir bebek almıştı ve ondan nefret ediyordum. | Open Subtitles | عندما كنت في السادسه، إشترى لي تلك الدمية لعيد الميلاد وقد كرهتها |
| Ben ona tüyo vermiştim, o da bana Noel için para. | Open Subtitles | كنت أعطي جيمي المعلومات وكان يعطيني بعض المال لعيد الميلاد |
| - Noel için ona aldığı iç çamaşırından tanımış. - Hayır! | Open Subtitles | تعرّف على الملابس الداخلية الجميلة التي اشتراها لها في عيد الميلاد |
| Ağacınız güzelmiş. Şimdiden Noel için her şeyi ayarlamışsınız. | Open Subtitles | لديك شجرة جميلة انت مستعدة تماما للكريسماس الآن |
| Sana Noel için ne aldığımı hayatta bilemezsin. | Open Subtitles | أراهن على أنك لن تخمّن هديتي لك في الكريسماس |
| Annemin Noel için aldığı iki paund. | Open Subtitles | كـلّ الأســماء هنا أمـي، جنيهــان من أجل عيد الميلاد |
| Ben ona tüyo vermiştim, o da bana Noel için para. | Open Subtitles | كنت أعطي جيمي المعلومات وكان يعطيني بعض المال لعيد الميلاد |
| Bu sene Noel için, iğneleyici sözler kullanıyoruz anlaşılan. | Open Subtitles | أرى بأنّنا سنحضى بسخرية لعيد الميلاد هذه السنة |
| Noel için sakladığım kocaman pastayı yedim. | Open Subtitles | للتو فقط أكلت كعكه كامله كنت أوفّرها لعيد الميلاد |
| Noel için bir tren tarifesi alırım sana. Hediye paketi şeklinde. | Open Subtitles | سوف أحضر لكِ دليل القطارات هديةً لعيد الميلاد |
| Bende düşündüm ki Noel için evini dekore ederek ona sürpriz yapabiliriz | Open Subtitles | لهذا فكرت أنْ نفاجئه بتزيين المكان لعيد الميلاد |
| Ona Noel için ne alacağıma hala karar veremedim. | Open Subtitles | لم أقرر ما سوف أشتريه له في عيد الميلاد بعد. |
| Ona Noel için ne alacağıma hala karar veremedim. | Open Subtitles | لم أقرر ما سوف أشتريه له في عيد الميلاد بعد |
| Ona Noel için ne alacağıma hala karar veremedim. | Open Subtitles | لم أقرر ما سوف أشتريه له في عيد الميلاد بعد |
| Konuyu kısa keselim de, hepimiz Noel için evlerimize gidebilelim. | Open Subtitles | دعونا نجعل ذلك قصيراً وسريعاً, حتى نذهب بيوتنا للكريسماس. |
| Bana Noel için İrlanda'ya gitmeyi teklif etti. | Open Subtitles | لقد طلب إصطحابي إلى إيرلندا في الكريسماس. |
| Noel için ona günün sözcüğü takvimi almıştım. | Open Subtitles | لقد وجدت له كلمة جديدة من أجل عيد الميلاد |
| Aklıma parlak bir fikir getirdi. Bir tanesini Noel için arkadaşıma vereceğim. | Open Subtitles | نعم ، لقد توصلت إلى إلهام سوف أهدى واحد لصديقى فى الكريسماس |
| Noel için yeni bir amfi ve dokuma halı istiyorum. | Open Subtitles | عوضا عن مكرات جديدة في العيد افضل سجادة بسيطة |
| Noel için daha ilginç birşey almalıyım. | Open Subtitles | أنا يَجِبُ أَنْ أَحْصلُ على الشيءِ حَسّنْ أوضاع لعيد الميلادِ. |
| Noel için istediği tek şey kar. | Open Subtitles | كل مايريده من اجل العيد هو الثلج |
| Annem dedin de, Bizi Noel için evine davet etti. | Open Subtitles | هذا يذكرني، لقد اتصلت ودعتنا لقضاء عيد الميلاد المجيد معها |
| Noel için sana ne alacağımı biliyorum. | Open Subtitles | الآن عرفت ماذا سأحظر لك في عيد رأس السنة |
| Bunlar güzel şeyler, fakat en iyi kısmı bu yıl Noel için, sana hediye olarak Noel kutlamasında ağaçların ışıklandırmasını yapma fırsatı veriyorum. | Open Subtitles | هذه الاشياء جيدة , لكن اافضل هو هذه السنة , في الكرسمس , سأهديك وضع الإضائات عالاشجار في احتفالية الكرسمس |
| Noel için Noel Baba'dan bunu mu isterdin? | Open Subtitles | أهذا ماكنتِ لتطلبيه من سانتا فى عيد الميلاد المجيد؟ |
| Sana Noel için verdiğim o güzel ve yeni olanı giymeyeceksin! | Open Subtitles | أنت لن تلبس ذلك الجديد الذي جلبته لك ! في أعياد الميلاد |
| Noel için heyecanlanmadığında. | Open Subtitles | عندما لا تشعر بالحماس لأجل عيد الميلاد .. |