| Aylar önce ben de O şeye binmesine karşı çıktım. | Open Subtitles | لقد قاومت بأن لا أجعلها تركب على ذلك الشيء لشهور |
| Dikkat et, Quagmire. O şeye daha yaklaşma. | Open Subtitles | هاي انتبه ياكواغماير لاتقترب من ذلك الشيء |
| O şeye dikkat et, dostum. Al parayı, ver zulayı. | Open Subtitles | احترس لهذا الشيء ، يا رجل ها هو المال ، أعطني الحشيش |
| Daniel gelmeyecek, ...O şeye takılıp kaldı. | Open Subtitles | دانيال لن يأتي لقد انبهر بذلك الشيء تماما كما كنت انت |
| Şayet O şeye bağlandılarsa işleri daha da kötüleştirmeden neyle uğraştığımızı öğrenmemiz gerek. | Open Subtitles | ،إسمعني كارتر إذا كانوا مرتبطين بهذا الشيء فنحن بحاجة لمعرفة مع ماذا نحن نتعامل لكي لا نتجه نحو الأسوأ |
| O şeye sırlarımızdan kaçını söyledin? | Open Subtitles | كم عدد الأسرار التى أخبرتها لذلك الشيء ؟ |
| O şeye harcadığın parayla kaç tane pizza alabileceğimizi biliyor musun? | Open Subtitles | من أجل كل المال الذي أنفقته على هذا الشيء هل لديك أي فكرة, كم عدد البيتزا التي كان يمكننا شراؤها؟ |
| - O şeye bir metre bile yaklaşmam. | Open Subtitles | أنا لن ألمس ذلك الشئ العصا الطويلة ذات العشرة أقدام |
| Bize arkasını dönüp O şeye rağmen içeri girdi. | Open Subtitles | لقد أدارت ظهرها لنا ذهبت لهناك مع ذلك الشيئ |
| Suratımı O şeye koymadan önce aklından ne geçiyordu? | Open Subtitles | بماذا كنتي تفكرين بوضعك لوجهي على ذلك الشيء ؟ |
| Haftaya aynı gün o zaman, olur mu? Olur. Beni öldürmeye kalkarsa O şeye bir delik açacağım. | Open Subtitles | أجل، سأضع فجوة في ذلك الشيء لو حاول قتلي |
| Ama kurdum gecenin büyük bölümününde hemen yanında seninle birlikte O şeye uludu. | Open Subtitles | لكن ذئبي قضى جزء جيد من الليل . يعوى على ذلك الشيء, جنب بجنب معكي |
| O şeye dokunmak istemezsin, resmen ölüm kapanı gibi bir şey. | Open Subtitles | نعم، من الأفضل ألا تلمسي ذلك الشيء إنه فخ مميت |
| O şeye söyle bana yiyecek bir şeyler hazırlasın. | Open Subtitles | قل لهذا الشيء أن تُحضر لي أكلاً |
| Doğru. O şeye iyice tutun bence. | Open Subtitles | حسنٌ، واصلي الإنّصات لهذا الشيء. |
| O şeye dokunmak kalp pilini patlatmıştı. | Open Subtitles | بلمسه لهذا الشيء إنفجر منظم ضربات قلبه |
| Piper, sanırım gerçekten O şeye zihinsel olarak bağlanmışım. | Open Subtitles | بايبر، أعتقد أنني فعلاً مُرتبطة بذلك الشيء روحياً |
| Sanki bir şey anlatacakmış gibi bakıyorsun O şeye. | Open Subtitles | أنتَ لاتزال تحدق بذلك الشيء كما لو أنهُ سيُخبركَ بشيء ما |
| Evlât, O şeye biraz ara verebilir misin? | Open Subtitles | أنت, يا ولد , هل لا توقفت لعب بهذا الشيء ؟ |
| Güvercinlerden anlamam ama sincaplar O şeye deli oluyor. | Open Subtitles | لا أعرف عن الحمامات، لكن السناجب تجن لذلك الشيء. |
| Peki O şeye Dan diyarı demeye ilk razı olan kimdi? | Open Subtitles | ومَن الذي وافق على هذا الشيء اذي يُدعى دانيلاند؟ |
| O şeye dikkat et, tamam mı? | Open Subtitles | مهلاً , مهلاً , مهلاً كوني حذرةً فحسب مع ذلك الشئ |
| Pasivist Hal oraya, kendini O şeye öldürtmeye gidiyor. | Open Subtitles | هال... القوات المسلحه تذهب إلى هناك ذلك الشيئ سوف يسحقك |
| Akvaryum dolusu balık kusan O şeye söylersin. | Open Subtitles | قل هذا لذلك الشئ الذي تقيئ حوض سمك للتوّ |
| Durun! Sakın O şeye bakmayın! En kötü yüzünüzü görmenize sebep oluyor. | Open Subtitles | توقّف، لا تنظر إلى هذا الشيء ستجعلك ترى أسوأ صفاتك |
| O şeye zerre kadar güvenmiyorum. Bu yüzden yardımın gerek. | Open Subtitles | لا أثقُ بذاك الشيء و لو لبرهة، لذا هذا ما أريدكَ أن تفعله |