| Bu boydaki bir cipin deposunun O kadar küçük olmasına imkân yok. | Open Subtitles | مستحيل أن شاحنة بهذا الحجم لها خزان بهذا الصغر |
| Hatadır kesin. O kadar küçük bir şey yani. | Open Subtitles | على الأرجح هو مجرد خطأ شئ بهذا الصغر , انت تعرف |
| Eğer O kadar küçük veya sıradan olduğunu düşünüyorsanız o zaman kiminle uğraştığınız hakkında hiçbir fikriniz yok. | Open Subtitles | وإذا ظننت بأنه شيء بهذا الصغر أو الإعتيادية فلا فكرة لديك إطلاقاً عما تتحدث عنه |
| O kadar küçük olduğuna inanmak çok zor. | Open Subtitles | يصعب التصديق أنك كنت بهذا الصغر |
| Yani, buradan bakınca O kadar küçük görünüyor ki, içinde olup biteni düşününce... | Open Subtitles | أعني، كيف يبدو صغيراً من هنا بإعتبار... الأحجام التي بداخله |
| Artık O kadar küçük değilim. | Open Subtitles | لَستُ صَغيرَ جداً أكثر. |
| "O kadar küçük şey mi olur yahu?" | Open Subtitles | " لا يمكن أن يكون هنالك وجود لأناس بهذا الصغر " |
| "O kadar küçük şey mi olur yahu?" | Open Subtitles | " لا يمكن أن يكون هنالك وجود لأناس بهذا الصغر " |
| Crane, O kadar küçük bir hedefi vuramam. | Open Subtitles | كرين ، لا أستطيع ضرب هدف بهذا الصغر |
| O kadar küçük insan olamaz. | Open Subtitles | ليس هنالك أناس بهذا الصغر |
| O kadar küçük insan olamaz. | Open Subtitles | ليس هنالك أناس بهذا الصغر |
| O kadar küçük bir virüs yok. | Open Subtitles | ليس هنالك فايروس بهذا الصغر |
| Yani, buradan bakınca O kadar küçük görünüyor ki, içinde olup biteni düşününce... | Open Subtitles | أعني، كيف يبدو صغيراً من هنا بإعتبار... الأحجام التي بداخله |
| Artık O kadar küçük değilim. | Open Subtitles | لَستُ صَغيرَ جداً أكثر. |