| Ne bulacağımızı bilmiyorum; ama o kutuların içinde ne olduğuna bakmak zorundayız. | Open Subtitles | لا أعلم ماذا سنجد ببحثنا, ولكن يجب أن أرى مابداخل هذه الصناديق. |
| Klee tablon o kutuların içinde yok. | Open Subtitles | لوحة (كلي) خاصتك ليست في أيّ من هذه الصناديق |
| Çok sevdiğin annenin o kutuların içindeki kadın olamayacağından korkmuştum. | Open Subtitles | كنت خائفا أن الأم التي احببتها لن تكون المرأة التي وجدتها في تلك الصناديق |
| Schmidt'in evine girip o kutuların içinde aslında ne olduğunu öğreneceğiz. | Open Subtitles | سنحاول التسلل الى منزل شميدت لنرى ماذا يوجد بالفعل في تلك الصناديق |