| Kıçını o sandalyeden hemen kaldır ve ona yiyecek bir şeyler hazırla. | Open Subtitles | تحركي الان من على هذا الكرسي وحضري له شئ لياكله |
| o sandalyeden kurtulacak bir şans olduğunu gördün. | Open Subtitles | رأيت فرصة لإرجاع عقارب الساعة للوراء و التخلص من هذا الكرسي اللعين |
| Bayım eğer onun hakkında kötü bir şey daha söylerseniz sizi o sandalyeden "vuş vuş"layacağım. | Open Subtitles | سيّدي، إن قلتَ كلمة سيّئة بشأنها، سأفعك من على هذا الكرسي. |
| Üç ay sonra o sandalyeden kalktığımda, artık aynı değildim. | TED | وفهمت عندما غادرت ذلك الكرسي بعد ثلاثة أشهر، بأنني لست نفس الشخص سابقا. |
| o sandalyeden kalktığında kendi kişiliğine sahip olacaksın. Onunla vedalaşmalısın. | Open Subtitles | عندما تخرج من ذلك الكرسي ستعود لك شخصيتك الأصلية |
| Şimdi kalk o sandalyeden. | Open Subtitles | إذن . . فلتقم من الكرسي |
| Eğer bana gülüyorsan yemin ederim seni o sandalyeden iterim. | Open Subtitles | إن كنت تسخر مني، أقسم بالله سوف أدفعك من هذا الكرسي. |
| Yakında o sandalyeden kurtulmuş olacaksın. | Open Subtitles | عما قريب سوف تخرجين من هذا الكرسي |
| Muhtemelen sadece o sandalyeden korkmuşlardır. | Open Subtitles | من المحتمل انهم خائفون من هذا الكرسي |
| O şişko kıçını kaldır o sandalyeden. | Open Subtitles | اخرج مؤخرتك السمينة عن هذا الكرسي |
| o sandalyeden nefret ediyor. | Open Subtitles | إنه يكره هذا الكرسي فعلاً |
| Kalk o sandalyeden! | Open Subtitles | قم من هذا الكرسي |
| Kalk o sandalyeden. Yumurta tabağını da bırak. | Open Subtitles | إنهض من هذا الكرسي أترك البيض |
| Kalk o sandalyeden. | Open Subtitles | ابتعد عن هذا الكرسي! |
| Bulmak için seni o sandalyeden silkelememi mi istiyorsun? | Open Subtitles | تريدني أن أسحبك من ذلك الكرسي بعنف ؟ |
| Ne olursa olsun o sandalyeden kalkma. | Open Subtitles | ومهماحدث.. لا تتحرك من على ذلك الكرسي |
| Hayır, o sandalyeden kalkmanızı emrediyorum. | Open Subtitles | كلا، آمرك أن تقف بعيداً عن ذلك الكرسي. |