| Bütün etkenleri görmezden gelip ona odaklanıyorlar. | Open Subtitles | إنهم يركزون عليه لإستبعاد المحفزات الأخرى |
| Ama otomotiv üreticileri genellikle Afrikayı göz ardı ediyor, daha büyük, yerleşik piyasalara Çin ve Hindistan gibi yükselen ekonomilere odaklanıyorlar. | TED | لكن في أفريقيا، يتم تجاهل هذا من قبل شركات صناعة السيارات، الذين يركزون على أسواق أوسع وأقوى والاقتصادات الناشئة مثل الهند والصين. |
| Saçmalıklara odaklanıyorlar. | Open Subtitles | هم يركزون على الخنبقه والخربطه |
| Anlaşıldığı kadarıyla aramalarına geçidin etrafında odaklanıyorlar. | Open Subtitles | يبدو أنهم يركزون بحثهم حول البوابة |
| Tek bir şeye odaklanıyorlar biz. | Open Subtitles | يركزون على شيء واحد فقط نحن .. |
| Ölümlüler küçük arzularına öyle odaklanıyorlar ki büyük resmi asla göremiyorlar. | Open Subtitles | الفانون... يركزون بشدة على رغباتهم التافهة لا يرون أبدًا... |
| Burada çocuklara odaklanıyorlar. | Open Subtitles | أنهم يركزون على الأطفال. |
| Burada çocuklara odaklanıyorlar. | Open Subtitles | أنهم يركزون على الأطفال. |
| İnsanların kim olduğunu anlamak için seslere odaklanıyorlar. | Open Subtitles | إنهم يركزون في الأصوات |