| Sana tahta zemindeki küçük okların ne anlama geldiğini, hangi çerçevenin bira çerçevesi olduğunu öğretebilirim. | Open Subtitles | أستطيع إخبارك بمعنى الأسهم الصغيرة التي على الأرضية، والتي شكلها يشبه البيرة |
| Bahtsız insanlara, havada uçuşan okların verebileceği acıyı anlatan sözler söylemek, güzel olabilir. | Open Subtitles | من الجيد أن تتحدث عن سوء الحظ بكلمات تطير مثل الأسهم |
| Okun açısını, gidişatını ve okların kuvvetini saptayabiliyorum. | Open Subtitles | مثل زاوية الهجوم ومسار الطعن وقوّة دفع الأسهم. |
| Özellikle okların açısı ve hızı normal boyda bir okçuyla veya normal bir yayla uyuşmuyordu. | Open Subtitles | خاصّة أن زاوية وسرعة انطلاق الأسهم لا يلائمان قوس أو نشّاب من ارتفاع طبيعيّ. |
| okların uzunluğu ve barutun miktarı işe göre ayarlanmış olmalı. | Open Subtitles | طول الاسهم وكمية البارود. لابد ان يكون هناك توافق واتزان بينهم. |
| okların uçları plastik saç bandı gibi bağlıydı. | Open Subtitles | نهاية الاسهم ملتصقة بقبعة بلاستيكية. |
| okların açısını ve gücünü. | Open Subtitles | هذا سيفسّر تقرير التشريح، زاوية وقوّة الأسهم. |
| Oklar aynı anda aktif olan bölgeleri bağlıyor, ve okların yönü ilk aktiflenen bölgeden başlayıp daha sonra aktif olan bölgeye doğru gidiyor. | TED | لذا الأسهم توصل المناطق التي تكون نشطه في الوقت نفسه، واتجاه الأسهم تتدفق من المنطقة التي تنشط أولاً، ويذهب رأس السهم إلى المنطقة التي تكون نشطة في وقت لاحق. |
| Biraz sabırlı ol Süheyl, acele etme. İlahi okların kehaneti aceleye gelmez. | Open Subtitles | لا يمكن إستعجال نبوءة الأسهم المقدسة. |
| Peki, bir şekilde DNA'm okların üstünde. | Open Subtitles | طيب، لذلك بطريقة أو بأخرى DNA بلدي هو على الأسهم. |
| Sihirli okların var mı? | Open Subtitles | هل تمتلك الأسهم السحرية؟ |