| Görünen o ki, sır saklamak hoşuna gidiyor. Yani hiç bir şeyden tam olarak emin olamayız. Evet, o aynı zaman bir insan. | Open Subtitles | من الجلي أنهم يبغون حفظ الٔاسرار لذا يصعب التأكد من أي شيء |
| Bundan tam olarak emin olamayız. | Open Subtitles | ربما, ولكن لا يمكننا التأكد من ما أشار إليه بكلامه |
| Ama sorunum şu ki bundan asla tam olarak emin olamayacağım. | Open Subtitles | و لكن المشكلة معي ستكون دائماً أنه لا يمكنني التأكد من معرفة ذلك |
| Belki tam olarak emin değildim. | Open Subtitles | ربما لم أكن متأكداً بشكل كامل |
| Sayın Başkan, kesin olarak emin olamam ama götürebileceğine inanıyorum. | Open Subtitles | {\pos(192,220)} سيدي الرئيس، لا يمكنني أن أكون متأكداً بشكل قاطع، لكن أعتقد أنّه يستطيع. |
| Tam olarak emin değilim. | Open Subtitles | لست متأكد تحديدا |
| Tam olarak emin değilim, Jim ve diğer yöneticiler... kararlarını ne zaman verdiler bilmiyorum. | Open Subtitles | لست متأكدا تماما متى قام جيم ومديرين آخرين باتخاذ القرار الفعلي |
| Tam olarak emin olmadan patronları delirtmeyelim. | Open Subtitles | لمَ نزعج الرؤساء قبل التأكد من الأمر |
| Görmeyeceğinden tam olarak emin olmamız gerekiyor. | Open Subtitles | نعم... علينا التأكد من عدم تمكنك من الرؤية |
| fakat kesin olarak emin olamadım, ben de kontrol edeceğimi söyledim. | Open Subtitles | لكنى لم أكن متأكدا تماما لذا قلت أن أتأكد |
| Ne olacağından tam olarak emin değilim. | Open Subtitles | لست متأكدا تماما ما الذي سيحدث |