| Babam polisin Bunkie'nin cinayetiyle ilgili bir tanıkları olduğunu duymuş. | Open Subtitles | والدي سمع أن الشرطة لديهم شاهد عيان على مقتل بانكي |
| Babam polisin Bunkie'nin cinayetiyle ilgili bir tanıkları olduğunu duymuş. | Open Subtitles | والدي سمع أن الشرطة لديهم شاهد عيان على مقتل بانكي |
| Yazılarının ürkütücü ve depresif olduğunu duymuş. Seninle tanışmak için can atıyor. | Open Subtitles | لقد سمع أن كتاباتك مرضية و محبطة إنه يتوق لمقابلتك |
| Adam ordu mallarını koleksiyon yapıyordur ve üste bombalar olduğunu duymuş olabilir. | Open Subtitles | حسناً، ربما الرجل يجمع المخلفات العسكرية كتذكارات وسمع عن القنابل المخفية بالقاعدة العسكرية |
| Sağlıklı beyaz bir bebeğe 50 bin dolar veren insanlar olduğunu duymuş. | Open Subtitles | فلقد سمع أنّ هنالك أُناس سيدفعون خمسون ألفاً لأجل طفلٍ أبيض وصحيّ |
| Beni de asacaklardı ama Lord Tywin soy adımın Payne olduğunu duymuş ve beni bağışladı. | Open Subtitles | عقدوا المشنقة لى أيضاً لكن اللورد "تايوين" سمع أن إسم عائلتى "باين" لذا عفى عنى |
| Yani Deke Meksika'da deneysel tedaviler olduğunu duymuş. | Open Subtitles | "سمع أن هنالك تجارب علاجية في "المكسيك |
| Restoranın satılık olduğunu duymuş ve gelip bakmaya karar vermiş. | Open Subtitles | وسمع عن المطعم كونه للبيع، وقرر أن يلقي نظرة |
| Paul Erit aradı. Vulva Las Vegas'ta DJ olduğunu duymuş. | Open Subtitles | أغلقت السماعة للتو من " بول إيريت " وسمع مقطوعاتك " فولفو في فيقاس " |
| Ama adamım belgede yazanların bu gece yarısına kadar öldürülecek olan diğer üç hakimin isimleri olduğunu duymuş. | Open Subtitles | لكنّه سمع أنّ هذه هي أسماء ثلاثة قضاة جُدد سيتمّ إغتيالهم بحلول مُنتصف هذه الليلة. |