ويكيبيديا

    "olması imkansız" - ترجمة من تركي إلى عربي

    • المستحيل أن يكون
        
    • يستحيل أن يكون
        
    • يجعل من الصعب أن يكون
        
    • من المستحيل أن
        
    • مستحيل أن تكون
        
    • هيهات أن يكون
        
    • مستحيل أنه أنه
        
    • لامجال له أن
        
    • فمن المستحيل
        
    Senatörün Thompson'un bilmediği bir ilişkisi olması imkansız. Open Subtitles من المستحيل أن يكون السيناتور على علاقة مع أحد و ثومبسون لا يعلم عنها
    Bu kadar takıntılı olup bundan bahsetmemiş olması imkansız. Open Subtitles يستحيل أن يكون مهووساً إلى هذا الحد ولا يتكلّم عن الأمر
    Prens Edward'ın Karındeşen Jack olması imkansız. Open Subtitles يجعل من الصعب أن يكون الأمير "إدوارد" هو "جاك" السفاح
    Olayların zamanlaması nedeniyle bu çocuğun benden olması imkansız biliyorum. TED أدرك بأنه من المستحيل أن هذا الطفل ربما يكون ابني، نتيجة لتوقيت الأحداث.
    - Bu şapkanın 70 yıldan beri bu durumda olması imkansız.. Open Subtitles مستحيل أن تكون هذه القبّعة هنا منذ سبعين عاماً
    Christine'in sizi vurmuş olması imkânsız! Open Subtitles هيهات أن يكون لـ(كرستين) علاقة بإطلاق النار عليكِ وعلى (لاندي)!
    Bu atışı 300 metreden yapmış olması imkansız. Open Subtitles مستحيل أنه أنه أطلق الرصاصة تلك من 300 متر
    Bundan sonra Başkanın yakınında olması imkansız. Open Subtitles لامجال له أن يبقى على شئون الرئيس بعد هذا
    Hayır. Ama ölü bir kedi olmadığına göre bilimsel olarak iki farklı yerde olması imkansız. Open Subtitles كلا، لكن بما أنها ليست قطة ميتة فمن المستحيل من الناحية العلمية
    Dışarıda birisinin olması imkansız. Open Subtitles من المستحيل أن يكون هنالك شخص في الخارج
    Gizli hayranının, Lenny olması imkansız. Open Subtitles من المستحيل أن يكون (ليني) هو معجبك السري
    - Nelson kızı öldürmüş olabilir ama Wrigth'ı öldürmüş olması imkansız. Open Subtitles ربما قتل " نيلسون الفتاة ولكن يستحيل أن يكون قاتل (رايت)ـ
    Michel olması imkansız. Open Subtitles يستحيل أن يكون "ميشيل".
    Prens Edward'ın Karındeşen Jack olması imkansız. Open Subtitles يجعل من الصعب أن يكون الأمير "إدوارد" هو "جاك" السفاح
    Şu an bu şeyin o kadar ağırlığı taşıyor olması imkansız. Open Subtitles من المستحيل أن تحمل هذه الشاحنة ذاك المقدار من الوزن
    Bu kadının otelde çalışıyor olması imkansız. Open Subtitles مستحيل أن تكون هذه السيدة تعمل في الفندق
    Bunun buraya düşmüş olması imkansız. Open Subtitles مستحيل أن تكون هذه الحقيبة سقطت هنا
    Christine'in sizi vurmuş olması imkânsız! Open Subtitles هيهات أن يكون لـ(كرستين) علاقة بإطلاق النار عليكِ وعلى (لاندي)!
    Bu atışı 300 metreden yapmış olması imkansız. Open Subtitles مستحيل أنه أنه أطلق الرصاصة تلك من 300 متر
    Bundan sonra Başkanın yakınında olması imkansız. Open Subtitles لامجال له أن يبقى على شئون الرئيس بعد هذا
    - ...arasında sevgi olması imkansız. Open Subtitles فمن المستحيل لآلة وفتاة أن يقعا في حب بعضهما

    الكلمات والعبارات الأكثر شيوعا

    عربي-تركي: 10k، 20k، المزيد | تركي-عربي: 10k، 20k، المزيد