| Daha da sıktım ellerimi, böylece alanda yalnız kalan olmayacaktım. | TED | وتمسكت يدي بحزم أكثر، حتى لا أكون الشخص الذي ترك في الخلاء. |
| 3 yaşındayken böyle giyiniyordum, ve böylece güneşi saklayan bulut olmayacaktım. | Open Subtitles | إرتديت هذه الملابس من أن كنت أبلغ 3 أشهرٍ من عمري حتى لا أكون السحابة التي تُغيّم على شمسك |
| Başka bir kadınla olmayacaktım. | Open Subtitles | بأن لا أكون مع إمرأة أخرى أبدا |
| Böylece ben, güneşin önüne geçen bir bulut olmayacaktım. | Open Subtitles | حتى لا أكون الغيمة التي تُعيق الشمس |
| Böylece orada olmayacaktım. | Open Subtitles | حتى لا أكون متواجداً بالداخل |
| Böylece yalnız olmayacaktım. | Open Subtitles | حتى لا أكون بمُفردي. |
| Karate dersi aldım, böylece bir daha kurban olmayacaktım ama Meg çok narin biriydi. | Open Subtitles | لقد تعلمت الكاراتيه حتي لا أكون ضحية مُجدداً، ولكن.. (ميغ) كانت ضعيفة. |