| Dört çocuk yapmayı ondan fazla ben istemiştim. | Open Subtitles | كنت أرغب في الابناء الاربعة اكثر منها |
| Davamız için ondan fazla kim fedakarlık yaptı ki? | Open Subtitles | من ضحى اكثر منها من اجل قضيتنا ؟ |
| ondan fazla kardeşim vardı. | Open Subtitles | كان لدي أكثر من عشرة من الأخوة والأخوات |
| ondan fazla değil. | Open Subtitles | ليس أكثر من عشرة |
| Onun karısı için ondan fazla endişeleniyorsun. Hadi aşağı insene. | Open Subtitles | أنت قلقة بشأن زوجته أكثر منه اهبطي إلى هناك |
| Onu eziyormuşum gibi hissediyordu çünkü ondan fazla kazanıyordum. | Open Subtitles | كان يشعر فقط أنه أضعف مني لأني أجني نقود أكثر منه. |
| Sürekli bunu söylüyorsun. Kendini, ondan fazla tekrarlıyorsun. | Open Subtitles | هذا ما تستمر في قوله أنت تكرر نفسك أكثر منها |
| Proctor'ın düşüşünü ondan fazla görmek isteyen biri yok. | Open Subtitles | لا أحد يرغبُ برؤية نهاية (براكتر) ، أكثر منها. |
| Ve senin de annen. Seni, ondan fazla kimse sevemez. | Open Subtitles | وامك لا احد يحبك اكثر منها |
| Nereden baksan ondan fazla aylak var içeride. | Open Subtitles | ندري أن هناك أكثر من عشرة "سائرين" بها |
| Billy'nin askere çağrılmasını umuyoruz. Kimse bunu ondan fazla haketmiyor. | Open Subtitles | كلنا نتوقع احتراف (بيلي) لا أحد يستحق الاحتراف أكثر منه |
| ondan fazla puanımız var. | Open Subtitles | حصلنا على أكثر منه |
| - Dikkat edin. Kendinizi ondan fazla inciteceksiniz. | Open Subtitles | -إحذري، ستؤذي نفسِك أكثر منها |