| Kralın emriyle çağırıldınız. Şimdi onun sözlerini dinleyin. | Open Subtitles | لقد تم استدعائكم من قبل الملك ها هى كلماته |
| Ama insanlar, onun sözlerini onaylayacak kadar onu iyi tanıyordu. | Open Subtitles | ولكن الناس الذين عرفوه, سيوافقونه على كلماته و افعاله |
| İnsanlar ona gülüyor. Bazı zamanlar onun sözlerini dikkate alıyorlar. | Open Subtitles | الناس كانوا يضحكون عليه أحياناً عندما ينتبهوا إلى كلماته |
| Konuşuyorsunuz, onun sözlerini taşıyorsunuz. Yani, işler çok ciddi. | TED | مرروا هذه المعلومة بينكم . مرروا كلماته فى محيطكم . أعنى أن هذا شيئ جدي . |
| Bana onun sözlerini söylemem için yemin ettirdi. | Open Subtitles | جعلنى أقسم على النطق بنص كلماته |
| Şimdi ise, kitabı ve kalemi tutarken onun sözlerini duyuyorsun. | Open Subtitles | الآن تمسك قلمًا ومحبرة وتسمع كلماته. |
| (Gülüşmeler) onun sözlerini yeniden aktaracağım. | TED | (ضحك) حسنًا، سأعيد صياغة كلماته لكم. |