| Altta iki tane göz, arkadan çıkan optik sinir. | TED | العينان في الجزء السفلي، العصب البصري يمتد خارجاً من الخلف. |
| Şimdikinden kötü olacağını sanmıyorum. En büyük sorun optik sinir. | Open Subtitles | لا أعتقد أننا زدنا الأمر سوءاً، السؤال الهام هو العصب البصري |
| Maküler bozulma veya optik sinir yangısı belirtisi yok. | Open Subtitles | لا علامات على التنكس البقعي أو التهاب العصب البصري |
| Sen optik sinir fonksiyonlarını kontrol ederken ben nidus'dan her seferinde 1 mm keseceğim. | Open Subtitles | سوف اقطع 1 مليلتر من الكيس الطفيلي وانتم راقبو سلامة العصب البصري, |
| Az önce bir kızda, kronik oksijen azlığından kaynaklı optik sinir hasarı gördüm. | Open Subtitles | لقدْ رأيتُ للتو فتاة صغيرة لديها تلفٌ في العصب البصري بسبب نقصان الأوكسجين المزمن |
| Üç santimlik bir optik sinir için, antik, güzel bir yaratığı kül ettim. | Open Subtitles | لقد أحرقت كائنا عتيقا و جميلا من أجل إنش من العصب البصري. |
| optik sinir üzerindeki baskı kalktı. | Open Subtitles | والأن بعد التخلص من الضغط الذي كان في العصب البصري |
| Kaçınmamız gereken kısım ise optik sinir. Orası mühim. | Open Subtitles | لكن علينا تجنب العصب البصري هذه مشكلة |
| Neler okuyorsun? Göz sağlığı. optik sinir morfolojisi.. | Open Subtitles | علم سموم العين فيسيلوجي العصب البصري |
| optik sinir de öyle. | Open Subtitles | و كذلك العصب البصري |
| optik sinir üzerinde bir tümör vardı. | Open Subtitles | كان لديها ورم على العصب البصري... |