| oraya gidersek onu riske atabileceğimizi düşünüyor. | Open Subtitles | تقول اننا لو ذهبنا هناك, فقد تتعرض للخطر |
| Güzel bir fikir, ama ya oraya gidersek ve her şey daha iyi olmazsa? | Open Subtitles | فكره جميله ولكن ماذا لو ذهبنا هناك ولم تتحسن الامور؟ |
| İnan bana, eğer oraya gidersek ve hoşuna gitmezse bana söyle, kalkarız. | Open Subtitles | مهلًا, صدقيني, إذا ذهبنا هناك ولم يعجبك المكان, أخبريني فقط, وسنرحل. |
| oraya gidersek DuMort Oteli'nin bodrumuna girmiş olacağız. | Open Subtitles | إذا ذهبنا إلى هناك نحن سنخرج في الطابق السفلي من الفندق دومورت |
| - oraya gidersek kanıtlarım | Open Subtitles | - إذا ذهبنا إلى هناك معا وأثبت |
| Bu orada mümkünse ve oraya gidersek ailemiz olacağını düşündük. | Open Subtitles | وفكّرنا، تساءلنا، إن كان من الممكن إن ذهبنا إلى هناك أن نحظى بعائلة |
| Şimdi oraya gidersek bizi parçalara ayırırlar. | Open Subtitles | إن ذهبنا إلى هنالك الآن سيُفجروننا إلى أشلاء. |
| oraya gidersek pek çok iyi insan ölür. | Open Subtitles | الكثير من الاناس الطيبين سيموتون إذا ذهبنا هناك |
| Eminim ki oraya gidersek, bizi eli boş çevirmezler. | Open Subtitles | انا متاكد لو ذهبنا هناك سيعتنون بنا |
| Güçlü bir birliğimiz olduğu için Bart dedi ki, tüm sayılar ayarlanmış şekilde oraya gidersek... | Open Subtitles | قال (بارت) أنّه إذا ذهبنا هناك والأرقام جاهزة... |
| Ama oraya gidersek ve siz yakalanırsanız, Walternatif benim durumumdan haberdar olmaz. | Open Subtitles | لكن إن ذهبنا و كُشفَ أمركِ، فمحالٌ أن يصدّق (والترنِت) أنّي غيرُ متورّط، |
| Şimdi oraya gidersek onları vurabiliriz... | Open Subtitles | إن ذهبنا إلى هناك الآن يُمكننا إلحاق... |