| Hükümet, suikastçiye dönüşmüş 300 tane eski hükümlünün Başkan'ın izni olmadan öylece ortadan kaybolmasına asla izin vermez. | Open Subtitles | لن تدع الحكومة 300 من المدانين السابقين والمتحولون إلى قتلة مأجورين أن يختفوا بدون موافقة من الرئيسة |
| Zahmetli olan aile bireylerinin ortadan kaybolmasına ihtiyaç duyulmaktadır. | Open Subtitles | الذين يريدون بعض أفراد العائلات المثيرين للشغب أن يختفوا |
| - Onun ortadan kaybolmasına yardım edebilirdi. | Open Subtitles | لقد كانت تساعده على الإختفاء |
| - Doktor, onun ortadan kaybolmasına yardım ettiniz. | Open Subtitles | -أيّها الطبيب، أنت ساعدته على الإختفاء . |