| Ama sizi temin ederim, kesinlikle güvende. Her şey planladığım gibi. | Open Subtitles | لكنّي أؤكد لكم أنّها في مأمن، الأمر كما خططت له تماماً |
| Her şey planladığım gibi gidiyordu kafamı karıştıran önemli bir şeyi saymazsak. | TED | وكان يسير كل شيء كما خططت له، إلا أنني كنت في حيرة بشأن أمر مهم. |
| Bakın, planladığım gibi gitmediğini biliyorum ama elimde değildi. | Open Subtitles | أعلم أن الأمر لم يجري كما خططت له لكن لا أستطيع |
| Birinci kattaki çıkışı planladığım gibi onarmak istiyorum. | Open Subtitles | أود أن يتم وضع الفتحه في الطابق الأول كما خططت لها |
| Eğer planladığım gibi giderse yılın sonunda kalıcı olabilecek ve bana bu ofisi çivilerine kadar yıkma izni verecek ve Figgins'in imzası haline gelmiş misk kokusunu yok edecek gücü verecek. | Open Subtitles | اعلان سيبقي دائماً ,اذ كل شئ ذهب حسب الخطة بنهاية السنة ,اسمحوا لي بأن ادمر هذا المكتب تدميراً |
| Tamam yaz tatili tam olarak planladığım gibi geçmedi ama sonunda, her şey olumlu yönde sonuçlandı. | Open Subtitles | حسناً الصيف لم يسير كما خططت له لكن في النهاية الأمور على خير ما يرام |
| planladığım gibi ona bir şey olmadı! Ona ne kadar vereceğimi bilmiyorum mu sandın? | Open Subtitles | إنّه بخير، كما خططت تماماً ألا تعتقد أنني أعرف تماماً مقدار ما أعطيته؟ |
| Tamam, bak, planladığım gibi gitmedi biliyorum, ama şu ödül törenindeki konuşma için hazırlanıyorum, ve bana güven... her şeyi anlatacağım: | Open Subtitles | حسناً , انظري , أعرف أنها لم تكن كما خططت لها لكنني أعمل في الخطاب للوليمة و ثقي بي |
| Şükranlarımızı sunacağız ve geceyi atlatacağız tam planladığım gibi. Onlara bunu verebiliriz. | Open Subtitles | سنقدم الشكر, وننهي الليلة كما خططت لها, يمكننا إعطاؤهم هذا. |
| Tıpkı planladığım gibi, kendi sebep olduğu saldırı nedeniyle senden özür dilemek için seni tekrar görmek isteyecek. | Open Subtitles | ستبحث عنك لتعتذر إليك على ما اعتبرته اعتداءً فتسببت فيه كما خططت. |
| Operasyon planladığım gibi gitmezse anlatacağınız hikâye bu. | Open Subtitles | هذه القصة التي سيكون عليك قولها ان لم تتم هذه العملية كما خططت لها |
| İşler planladığım gibi gitmedi Manda. | Open Subtitles | لم تسير الخطة كما خططت لها يا موزى |
| İşlerin planladığım gibi yolunda gitmediğini mi diyeyim? | Open Subtitles | أن الأمور لم تسِر كما خططت لها؟ |
| Pek planladığım gibi gitmedi ama... | Open Subtitles | ...... حسنا الامور لم تجري كما خططت لها لكن |
| Yakında beraber olacağız. Aynen planladığım gibi. | Open Subtitles | قريباً سنكون معاً تماماً كما خططت |
| Her şey yolunda gidiyor ve ben de planladığım gibi devam edeceğim. | Open Subtitles | العرض مستمر وسأكمله كما خططت له |
| Minnesota'yla ilgili hiçbir şey planladığım gibi olmadı. | Open Subtitles | -أتعلم .لا شيئ في" منيسوتا " جرى كما خططت له |
| Afro Samuray tıpkı planladığım gibi, sonuyla buluşmak üzere. | Open Subtitles | افرو ساموراي سيلقي نهايته كما خططت |
| Her şey tam planladığım gibi gidiyor... | Open Subtitles | كل شيء بالضبط يسير حسب الخطة |
| - Dinle, o şey planladığım gibi gitmedi. | Open Subtitles | -إسمعي الأمور لا تسير كما خطط لها |
| Baştan başlayacağım çünkü konuşma planladığım gibi gitmedi. | Open Subtitles | سأبدأ من جديد، لأن هذا لم يجري كما خططتُ له. |
| Bak, Bu gercenin planladığım gibi gitmediğini biliyorum ama... | Open Subtitles | انظري .. اعلم ان هذه الليله لا تسير كما خططنا لها .. لكن.. |