| Kimseye rüşvet vermek için bir nedenim yok benim. | Open Subtitles | ليس لديّ أيّ سبب لرشوة أيّ شخص. |
| Seni Yargıç Oliver'a rüşvet vermek için kullanmayı planladığını biliyoruz. | Open Subtitles | إننا نعلم أنها تنوي إستخدامك لرشوة القاضي (أوليفر)! |
| Seni Yargıç Oliver'a rüşvet vermek için kullanmayı planladığını biliyoruz. | Open Subtitles | إننا نعلم أنها تنوي إستخدامك لرشوة القاضي (أوليفر)! |
| Patty'ye yakalandığını ve polise rüşvet vermek için paraya ihtiyacın olduğunu söyle kabul ederse, kaydet, işe biz girelim. | Open Subtitles | تُخبر (باتي) أنه قُبض عليك، أنك بحاجة لبعض المال لرشوة الشرطة... توافق، نسجّله على شريط، و نكون قد أنجزنا مهمّتنا! |
| rüşvet vermek için. | Open Subtitles | لرشوة لها. |
| Ana'ya rüşvet vermek için kullanmış. | Open Subtitles | (لقد استخدمه لرشوة (آنا |