| Sizi rahatlatmaya çalışırdım, efendim. | Open Subtitles | سأحاول أن أواسيك ، سيدي. |
| Yardıma ihtiyacın olduğu için seni rahatlatmaya çalışıyorum. | Open Subtitles | أنا أواسيك في وقت حاجتك |
| Özür dilerim, sadece ruh halini rahatlatmaya çalışıyorum. | Open Subtitles | أنا آسفة ، أنا أحاول فقط أن أخفف من حالتها المزاجيــة |
| Alay etmek istemedim. Sadece ortamı rahatlatmaya çalışıyordum. | Open Subtitles | أنا فقط أحاول أن أخفف الأمر |
| Sadece, onu rahatlatmaya çalışıyorum. | Open Subtitles | أنا أحاول مواساتها |
| Onu rahatlatmaya çalıştım. Evet. | Open Subtitles | حاولتُ مواساتها نعم |
| - Onu rahatlatmaya çalışıyordum. - Niye? | Open Subtitles | كنت أحاول جعلها تشعر بنحو أفضل لماذا؟ |
| Seni rahatlatmaya çalışıyorum. | Open Subtitles | -كنت أحاول أن أخفف عنه |
| Marcus, böyle durumlarla karşılaştığımız zaman seni rahatlatmaya çalışırım ya? | Open Subtitles | (ماركوس) أتعلم كيف أننا عندما ندخل في هذه الحالات... أحاول جعلك دائماً أن تشعر بنحو أفضل مثل "سنكون بخير" |