| Çok isterdim ama sana o p.çin saklandığı yeri söyleyemem çavuş. | Open Subtitles | مثلما أحب أن أفعل, لا يمكنني إخبارك بمكان الوغد أيها العريف |
| Ben, ben nasıl bildiğimi söyleyemem ama bu çok ciddi. | Open Subtitles | لا أستطيع لا أستطيع إخبارك كيف أعلم لكن الأمر جاد |
| - Hiçbir şey söyleyemem, yoksa Şeker Adam beni bulur. | Open Subtitles | أنا لا أستطيع قول أى شيء، أو رجل الحلوى سيقتلنى. |
| Ona bu konuda bir şey söyleyemem. Eğer gelirse, o ırkçı. | Open Subtitles | لا تستطيع قول أي شيء عنه و إذا قالت ستكون عنصرية. |
| Üzgünüm Bay Holmwood, ama ölümü hakkında size başka bir şey söyleyemem. | Open Subtitles | انا اسف سيد هولن وود لكنى لا استطيع اخبارك اى شيئ اخر عن موتة |
| Kim olduğumu söyleyemem. Çünkü en ufak bir fikrim yok. | Open Subtitles | لم استطع أن أقول من أنا، ليس لدي أدنى فكرة |
| Neler hissettiğini bildiğimi söyleyemem ama buna yakın hisleri bende yaşadım.. | Open Subtitles | لا يمكنني القول بأنني أعلم ما تمرين به, لكنني كنت قريبًا. |
| Bir süre daha bu vakayla ilgilenmemin bir nedeni var ama sana söyleyemem. | Open Subtitles | ثمّة سببٌ لتمسّكي بهذه الحالة مزيداً من الوقت ولكنّني لا أستطيعُ إخبارك به |
| Bunu sana söyleyemem, ama Danny Bolan'ın mahkumiyetini kaldırmak için yeterli. | Open Subtitles | لا أستطيع إخبارك بهذا لكن هذا كافي لإلغاء إدانة داني بولان |
| Sana o gece gördüğümün ne olduğunu söyleyemem ama daha önce hiç böyle kanımı donduran bir şey olmamıştı. | Open Subtitles | لم يكن بإمكاني إخبارك وقتها بما إنتابني عند رؤيتي لذلك الضوء ولكنه جمد الدم بعروقي لأول مرة في حياتي |
| Hayır, sana şimdi söyleyemem. Yalnız değilim. | Open Subtitles | . لا ، لا أستطيع إخبارك الآن أنا لستُ بمفردي |
| Fakat, aynı şeyi buradaki ofisinizdeki diğer herkes için söyleyemem. | Open Subtitles | ولكن،لا يُمكنني قول المثل عن جميع من في المكتب هُنا |
| Ona güveniyorum ama senin için aynı şeyi söyleyemem şu an. | Open Subtitles | أنا أثق به، في المقابل لا يسعني قول المثل عنك الآن |
| Senin için aynı şeyi söyleyemem, oğlum. | Open Subtitles | عمه تبدين رائعة لا استطيع ا قول لك مثل ذلك |
| Kuralları ben koymuyorum. Sana söyleyemem. | Open Subtitles | ، لست انا من يسن القواعد لا يمكننى اخبارك |
| Beni ilk gördüğünde heyecanlandığını söyleyemem ama ben de fazlasını beklemiyordum. | Open Subtitles | لا أستطيع أن أقول إنها فرحت كثيراً لرؤيتى ولكننى توقعت هذا |
| Ayrıca ben de yapmasını istemediğimi söyleyemem. Çünkü seni umursuyorum. | Open Subtitles | ولا يمكنني القول أنني لا أريد ذلك لأنني أهتم بأمركِ |
| Baban hakkında sana hiç bir şey söyleyemem çünkü onu hayatımda hiç görmedim. | Open Subtitles | لا استطيع ان اخبرك بأى شئ عن ابيك لأننى لم أره مطلقا |
| Sana söyleyemem. Ama ayrıntılara takılıp gözünün önünde duranı kaçırma. | Open Subtitles | لا استطيع إخباركِ لكن لاتلهيكِ التفاصيل عما يركن نصب عينيكِ |
| Size tam olarak ne kadar zaman geçtiğini ya da o günlerde ne kadar mutlu olduklarını söyleyemem bir süre sonra kadını defetti. | Open Subtitles | لا أستطيع أخبارك بالتحديد كم من الوقت مر أو مقدار السعادة التى كانت فيها لكن بعد ذلك , تخلص منها |
| Eğer daha yakına gelir veya daha uzağa gidersen söyleyemem. | Open Subtitles | لا أستطيع أن أخبرك هل انت تقترب أم تبتعد بعيداً |
| Asla iyi bir adam olduğunu söyleyemem ama soykırım yapan biri için çalışmak? | Open Subtitles | أنا لن أقول أبداً أنك رجل طيب، لكن أن تقف في صف قاتل؟ |
| Her zaman bu engelleri aşacağınızı söyleyemem ama denemezseniz ne olacağını asla bilemezsiniz. | TED | لا أستطيع القول أنكم ستتغلبون دومًا على تلك العقبات. ولكني سأخبركم، ستُدانون إن لم تحاولوا ذلك. |
| Hayır, tam olarak ilgilendiğimi söyleyemem. Ama Ascot'ta kesinlikle ilgilenmiştim. | Open Subtitles | لا, لااستطيع ان اقول هذا وخاصة اننى مقيم فى اسكوت |
| Tam anlamıyla emin olmadıkça krala, buna sebep olanın büyü olduğunu söyleyemem. | Open Subtitles | لا استطيع إخبار الملك بأن السبب هو السحر حتى أتأكد من ذلك |
| Babama benzeyip benzemediğimi söyleyemem, çünkü ben küçükken babamdan kurtulmuş. | Open Subtitles | سواء أحببت أبي أم لا, لا يسعني أن أخبركِ لأنها تركته عندما كنت صغيراً |
| Ona erkeklerden bahsedebilir. Sadece karşılığında para aldığımı söyleyemem. | Open Subtitles | يمكنني إخباره عن الرجال الذين ضاجعتهم ولكن ليس أني أتقاضى أجراً مقابل ذلك |