| Radyo yarışmasında kazandığını söylersin... Bir sürü yolu var. | Open Subtitles | يُمكنك القول بأنكِ ربحتِ المبلغ في مسابقة بالإذاعة أو في مباراة ، هناك طرق عديدة |
| Bir evlilik bitince, buna uyum sağlamanın bir sürü yolu vardır. | Open Subtitles | عندما ينهار الزواج هناك طرق عديدة للمساعدة |
| Şimdi, virüs kapmanın bir sürü yolu var dedik. | TED | الأن هنالك طرق عديدة للإصابة بفايروس |
| Bunu yapmanın bir sürü yolu var ama en popüler olanı antikorları içerir. | TED | وهناك عدة طرق للقيام بذلك لكن واحدة من أكثرها شعبية تنطوي على استخدام الأجسام المضادة |
| Şimdi, virüs kapmanın bir sürü yolu vardır. | TED | الأن، هناك عدة طرق من خلالها يصاب جهاز الحاسب بالفيروس |
| Bunu yapmanın bir sürü yolu var. | TED | وهناك عدة طرق للقيام بذلك. |
| Bir adamı öldürmenin bir sürü yolu vardır. | Open Subtitles | وكما أن هُناك، طرق عديدة لقتل رجل |
| Fedakârlıkta bulunmanın bir sürü yolu vardır. | Open Subtitles | .هناك طرق عديدة لتقديم التضحية |
| Bunu tanımlamanın bir sürü yolu var. | TED | هناك طرق عديدة لوصف هذا، |
| Bir adamı mutlu etmenin bir sürü yolu var. | Open Subtitles | هناك عدة طرق لجعلالرجلسعيداً... |
| Ve, evet, affettirebilmenin bir sürü yolu var. | Open Subtitles | و نعم، لديكى عدة طرق |
| Bir bostanı mahvetmenin bir sürü yolu var. | Open Subtitles | هناك عدة طرق لدمير بستان |