| - Burada yılan olduğunu biliyordun! - Hoş bir sürprizdi. | Open Subtitles | عرفت انه كان يوجد أفاعي هنا لقد كانت مفاجئة لطيفة |
| Bu göreceğiniz hayvanın çıkması ise büyük bir sürprizdi. | TED | و هذا الحيوان الذي سترونه صاعدا كان بمثابة مفاجئة كبيرة. |
| Komşuların dediğine göre geçen yıl buradan ayrılmış. Bu büyük sürprizdi işte. | Open Subtitles | الجيران يقولون أن زوجته غادرة برفقتهم منذ سنة، يا لها من مفاجئة كبيرة |
| Sonu büyük sürprizdi. Ama senin için berbat etmeyeceğim. | Open Subtitles | نهاية مفاجئة جدا لن أفسده عليك |
| Canım, çok güzel bir sürprizdi. Çok şaşırdım. | Open Subtitles | ياعزيزي لقد كانت مفاجأة رائعة لقد صدمت حقا |
| Onun etrafımda olması hoşuma gitti ve bu da benim için en büyük sürprizdi. | Open Subtitles | المفاجأه الكبيره هي كم أحب أن يكون قريبا مني |
| Dün gece için teşekkürler. Hoş bir sürprizdi. | Open Subtitles | أشكرك على البارحة، كانت مفاجئة جميلة |
| Geldiğin için çok sağol, hoş bir sürprizdi. | Open Subtitles | شكرا لقدومك إنها مفاجئة رائعة بالفعل |
| Harvey bu çok güzel bir sürprizdi. | Open Subtitles | " حسناً " هارفى هذه افضل مفاجئة على الإطلاق |
| Çok çıtır bir sürprizdi. | Open Subtitles | لقد كانت مفاجئة |
| Bu şimdiye kadar gördüğüm en iyi sürprizdi! | Open Subtitles | هذه أفضل مفاجئة في حياتي. |
| Çok büyük sürprizdi, teşekkürler. | Open Subtitles | مفاجئة رائعة، شكرا لكِ. |
| - sürprizdi. Her şey senin içindi. | Open Subtitles | كانت تلك مفاجئة, لك وحدك |
| Bu, onun için tam bir sürprizdi, bu yüzden hızlı hareket etmek zorundaydı. | Open Subtitles | ،وهذه كانت مفاجأة كبير للغاية لذا إضطر أنْ يتصرف بسرعة |
| Köylüler kurtları duydu ama sırtlanın ortaya çıkması bir sürprizdi. | Open Subtitles | سمع اهل القريه صوت الذئاب ولكن ظهور الضبع المخطط هو المفاجأه |